Bir saate yakın aynı şekilde duruyor, kendimi ve hayatı düşünüyordum. Yoğunlaşma bazı sorularla başlıyordu. Yaradılışımı, geleceğimi, çevremi, insanların farklılığını, duygularımın çeşitliliğini sorguluyorum. Kendimi dinlemeyi öğrenmekti bu yaptığım. Çünkü duyulabilecek kadar yüksek bir ses vardı içimde. Bunu fark edince, dünya üzerindeki bütün insanlar birden yok olsalar dahi yalnız kalmayacağımı anladım.
Kitabın adı olan “Ana” bir uyanışın ve devrimin temsilidir.
İşçi sınıfının çektiği yoksulluk, açlık ve hastalıktan oluşan yaşamına karşı bir ayaklanıştır. İnsanca, özgürce yaşamak isterler. Cehaleti söküp atmak, cesur olup artık sindirilmemek isterler. Ve bu yüzden halkın gözünü açmak için ellerinden geleni yaparlar; Ana olan Pelegiya, oğlu Pavel ve dava arkadaşları…
Maksim Gorki’nin hayatı ile de fazlasıyla özdeşleşmiş bir kitap adeta. Çar, Lenin, Stalin ve o zamanların Rusya’sı.
Her zaman daha iyi bir devrime ihtiyacımız var sanırım. Daha fazlasına. Sistem aynı sistem. Süslerle bezenmiş bir şekilde bizimle. Belki karamsar olacak ama bu gerçek beni daha çok sarstı.
Kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyor, iyi okumalar diliyorum.
AnaMaksim Gorki · Engin Yayıncılık · 199034,3bin okunma