Sadece şu kadarını söyleyeyim; bu tek dil, tek ulus, tek kültür prensibi, ülkedeki diğer dil, kültür, gelenek ve haklara karşı her zaman son derece tahammülsüz, önyargılı, düşmanca, ve saldırgan oldu.
"Mesafenin önemi yoktur.
Burnunun dibinde olsa ne olacak, seni anlamıyorsa!
Ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda,
En ihtiyaç duyduğun anda, iki satırıyla bile olsa, bir çırpıda yanı başında,
Mesafe uzaklıklarda değil, mesafe fedakarlıkta…”
Özdemir Asaf
Kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar,
Alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinden soluk ışıklar yağıyordu geceye,
Köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi,
Sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi, belirli belirsiz
Namlunun ucunda çırpınırdı yürekler
Ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru
Kapılar kırılır, talan edilirdi sevdalar
Umutlar ve insan olan ne varsa…
Ve kan akardı derelerimizden; Zilan, Munzur, 33 kurşun, Newala Qasaba
Ve ülkenin bütün derelerinde…
O iklimde kalırdı acılar
Duymazdı bir Allahın kulu çığlığımızı
Ve dağlara sevdalanırdık
Karabasan gecelerin sabahlarında
Direnmek kalırdı Kürde
Yaşamanın bir başka adı direnmektir…