Konusu George Orwell'in Hayvan Çiftliği kitabını anımsattı. Burada da iktidarını korumak ve kuvvetlendirmek için karıncaları propaganda ve mankurtlaştırmayla ele geçiren bir filin yönetimini görüyoruz. Kitabı okurken "halk", "eşitlik" ve "özgürlük"kavramlarıyla ilgili tekrar bir düşünce içine girerken gücün yanlış ellerde olmasının mağdur ve mazlum için sığınılacak bir liman olarak görülmesinin meşru olup olmadığını da düşündüm. Yani iktidar güçlü diye halkın zayıfız, sesimizi çıkarırsak ölürüz biteriz diyerek hiçbir aksiyon almamasının doğruluğunu yanlışlığını sorunun içindeki diğer etmenlere bakarak sorgulatan bir kitaptı.
Dil aktı, yer yer yordu klasik bir Yaşar Kemal vurgusu bariz vardı ve keyifliydi. Böyle kitaplar lazım. Hele ki yazıldığı dönemi düşünürsek insanlık halâ aynı konuların etrafında dönüp duruyor. Neyse çok uzattım. Tavsiyemdir:)
Kitabı bitirdim. Bitirdikten sonra halâ kafamın içinde kendi kendime tartıştım. Neden diye sorup durdum, cevaplar aramaya çalıştım. Yalın ama oldukça keyifli bir okumaydı. Üç günde bitirdim daha kısa sürede de biterdi. Öyle ki akıcıydı. Salim'in çocukluğuyla başlayıp coğrafyasını ve yolculuğunu annesi, babası ve hayatına giren çıkan insanlar üzerinden anlattığı bir yaşam yolculuğu kitabı. Zanzibar edebiyatı okuyoruz. Abdulrazzak Gurnah kesinlikle listeme eklendi. Bu arada benim için kriter değil ama söyleyeyim kendisi Nobel ödüllü bir yazar. Tavsiye edilir :)