"Dürtü Azaltma Kuramı"nda, tüm davranışlarımızın, temel ihtiyaçlarımızdan kaynaklanan dürtülerimizi tatmin etmek için gerçekleştiği şeklinde açıklandı.
Kitabın akıcılığı ve kitabın okura o duygu ve düşünceleri aktarma ve hissettirme şekli bir kısma kadar çok etkileyici ve güzeldi fakat bir yerden sonra kitabım okura verdiği his belirgin bir şekilde değişti ki bunun sebebi Stefan Zweig'in kitabı tamamlamadan intihar etmiş olması. Acaba Stefan'ın aklındaki son nasıldı çok merak ediyorum, eğer Stefan Zweig kitabı tamamlayabilseydi kesinlikle mükemmel bir kitap olacaktı.
(Bundan sonraki kısımda !!Spoiler!! bulunur)
Clarissa bir subayın kızıdır. Ancak bu subay işini en iyi, disiplinli ve düzenli şekilde yapmaya o kadar önem vermiştir ki işi onun takıntısı haline gelmiştir. Bu yüzden sevgisini göstermeye çalışırken bile istatistiklerden yararlanır ancak sevgisini göstermekte başarılı olamaz. Clarissa ise her şeyin çok düzenli olduğu sıkı bir manastır okulunda okumuştur. Bu monotonluk yüzünden okul hakkında pek bir anısı yoktur. Clarissa babasının yurtdışına çıkma gereksinimi olduğundan manastır okulundan ayrılıp tek başına yaşamaya başlar, artık bir bireydir. Clarissa babasından aldığı disiplini kendi hayatında da kullanır ve bir profesörün bu disiplini sevip fark etmesiyle Clarissa profesörün yanında asistan olarak çalışmaya başlar. Geçirdikleri onca zaman sonucunda baba kız yaknlığına gelirler.
Clarisa profesör adına yurtdışında bir organizasyona katılması gerekir. Bu organizasyonu düzenleyen fransızıla tanışır ve arkadaş olurlar. Fransızın, Leonardın yanında Clarissa ilk kez kendini olduğu gibi hissediyor ve hayatının mutluluğunu bulduğunu düşünüyordur. Organizasyon bittikten sonra ikisi dış dünyadan , karmaşadan kendilerini soyutlayarak köyleri geziyor ve tesadüfen tanıştıkları insanlarla tanışıyorlardı. Kısaca sadece yaşıyorlardı ki Avusturalyanın Sırbistana savaş ilan ettiğini Clarissanın babası tarafından