elif

elif
Puan vermedi·559 syf.··
2024 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 17:17
Kitabın hikayesi Gringoire adlı fakir bir filozofun dilencilerin mekanına yanlışlıkla girerek dilencilerin onu asmaya çalışmasıyla başlar. Fakat iyi kalpli Esmeralda, Gringoire ile sahte evlilik yaparak Gringoire'i kurtarır. Esmeralda 16 yaşında, annesi ve babasını tanımayan ve onları bulmaya çalışan, çok güzel bir çingene kızıdır. Fakat Esmeralda bu güzelliği yüzünden bahtsızdır. Esmeralda Paris sokaklarında dans ederek herkesi etkiler. Bir gün Notre Dame Katedrali'nin önünde dans ederken özellikle 2 erkek onu izliyordur: Claude Frollo ve Phoebus. Claude Frollo; hayatını çalışmaya ve inancına adamış, insani duyguları bastırılmış ve yaşamamış, soğuk ve bilgili Notre Dame Kilisesi’nin yaşlı başdiyakozudur. Phoebus ise genç, hayasız , eğlence arayan , yakışıklı bir askerdir. Phoebus nişanlı olmasına rağmen Esmeralda ile tanışır ve randevuya çıkar. Esmeralda askere saf bir şekilde aşıkken Phoebus sadece kızın güzelliğinden ve gençliğinden yararlanmak istiyordur. Claude, Esmeralda ve Phoebus yakınlaşmaya başladığında Phoebus'u yaralar. Neden mi? Çünkü Claude bir din adamının kesinlikle yapmaması gereken bir şey yapmışıtr: aşık olmuştur.Phoebus'un henüz iyileşmediği zamanda herkes Esmeralda’yı suçlamıştır ve sonrasında Phoebus iyileşse bile Esmeralda idam cezasında çaptırılır. Claude, Esmeralda’ya onu çok sevdiğini ve kurtarabileceğini söyler ancak Esmeralda Pheabusuna zarar veren birinin yardımını ve aşkını reddeder. Esmeralda'nın Notre Dame Kilisesi'nin önünde asılacağı zaman kilisenin zangocu, Quasimado onu kurtarır. Quasimado; çirkin, sağır , kimse tarafından sevilmeyen bir adamdır. Quasimado; Esmeralda'nın aksine, çirkin olduğu için bahtsızdır. Esmeralda artık Notre Dame'e sığınıyordur fakat aklı hala Phoebustadır. Quasimado da Esmeralda'nın güzelliğinden
1K
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Reklam
Bildiğimiz Biz Gerçekten Biz Mi?
8/10
·256 syf.··
2023 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 22:27
"İçimizdeki şeytan" kendimizi tanımamızı, geliştirmemizi ve eleştirmemizi engelleyen bencil ve korkak içimizdeki bir şeytandır. İçimizdeki şeytanı kabul etmek veya fark etmek çoğunlukla zor olsa da Sabahattin Ali, günlük hayattan gerçekler ve sıkıntılarla içimizdeki şeytanın kişiyi ve çevresini nasıl etkilendiğini göstermektedir. En büyük örnek olarak Macide ve Ömer ikilisi: Ömer, iradesizliği, tembelliği ve çocukça düşünmesi ile Ömer’in tam tersi olan Macide'yi çok kötü hissettirir ve birbirlerine yabancı gibi hissetmeye başlayıp ilişkileri sona erer. Ömer parasızlığını ve sıkıcı hayatını, düşünmek ve kendi benliği ile yüzleşmek çabasına girmemek için kadere yükler. Ömer’in de dediği gibi: "İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..." Sabahattin Ali’nin bu kitabı kişilerin içindeki gerçeklikten kaçmamaları, yüzleşmeleri ve kabul etmeleri için yazdığını düşünüyorum. Kitabın hedef kitlesi ise kendini her yönüyle tanımak ve fark etmek isteyen insanların olduğunu düşünüyorum. Yazarın amacına ise etkili bir şekilde ulaştığını düşünüyorum :D. İçimizdeki şeytanı bulmak ve yok etmek umuduyla...
1000Kitap
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
9/10
·140 syf.··
2023 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 20:47
Yeraltına Notlar, şu ana kadar okuduğum Dostoyevski kitapları arasında favorim olduğunu söylemek ile başlayayım… Kitap, yeraltından zihni olan, korkak, isimsiz bir adamın her şeyi sorgulayarak nasıl ömrünü mahvettiğini anlatıyor. Peki biz de bazen kısa süreliğine her şeyi sorgulayan, hayatı ve insanları sıkıcı bulan o insan olmaz mıyız? Bence hepimiz bu süreçten geçmişizdir. Ancak buradaki karakter, hayatının sonuna kadar böyle yaşamıştır. Her şeyden korkmuştur ,özellikle sevmekten. Böylece hayatını sadece kendi düşünceleriyle yaşamıştır. Aslında herhangi bir şeyden korkmak için kolayca sebep bulabiliriz: Bir şeye başlamak dışarı çıkmak oturmak su içmek…Tabii ki bu sebepler çoğunlukla mümkün şeylerdir ancak ya o sebepler gerçekleşmesi çok nadir durumlardandır ya da o durum bizi geliştirecektir. Ve bu eylemlerden korkmanızı ,kaçmamızı sağlayan ise yine kendi aklımızdır. Korkmamız gereken asıl gerçek odur. Aklımızla istersek her şeyin en iyi yönlerini görerek mutlu olabiliriz ya da en kötü yönünü görerek yaşamdan korkup ,kaçar ve pişmanlıklarla dolu yaşanmamış bir hayat yaşarız. Kitaptaki karakterimiz ise hayatın en kötü yönlerini görüp hayatta korkuyor . Böylece hayatını toplum normlarını sorgulayarak, kendini herkesten üstün görerek hayatı yaşamayıp izliyor. Fakat kendisi de biliyor ki ömrünü harcadığını. Kısa bir süre için bu karakterin gururlu olduğunu ve sorunun da bu olduğunu düşünmüştüm. Ancak bunun normal bir gurur değil, yaşanamaz hale gelen hayatın tek hayatta kalabilme dayanağı olan korkaklıktan ortaya çıkan içi boş ,sahte , kendini kandırdığını bilmesine rağmen sadece mutluluk kaynağı için olan gurur olduğunu anladım. Kısaca kitaptan çıkardığım ders şu ki, nasıl düşündüğümüz nasıl yaşayacağımız fazlasıyla etkiler. En çok korkmamız gereken dünya değil
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,5bin okunma
9/10
·687 syf.··
2023 25. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 17:30
Kitap, Raskolnikov adlı para sıkıntısı yüzünden okulu bırakmış olan eski bir hukuk öğrencisinin cinayet işlemesini konu alıyor, herkesin bildiği gibi :D. Raskolnikov'un öldüreceği kişi kimsenin sevmediği tefeci bir kadındır. Raskolnikov, cinayeti hukuk öğrenimine devam edip hem ailesini hem de kendisinin mutluluğu için yaptığını, bu yüzden de cinayetin dünya için ,dünyaya zararı olan bir insanı öldüreceği ve kendi ideallerini gerçekleştireceği için yararlı ve gerekli olduğunu sık sık hatırlatır kendisine. Peki gerçekten birini öldürme hakkımız var mıdır? özellikle o kişi iğrenç biri ise. bunun kararını veremiyorum Ancak biz yaratmadıysak canını alanın da biz olması uygun olmaz, bize sadece o kötü kişiyi engellemek kalır. Aslında Raskolnikovın amacı bambaşkadır…Raskolnikov'un bir teorisi vardır ve insanları ikiye ayırmıştır: sıradanlar ve olağanüstüler. Sıradanlar, olağanüstülerin koydukları kurallara uyup yaşarlar . Tabiatları budur, suçlayamayız. Olağanüstüler ise yenilikçilerdir ve kendi kurallarını koyarlar, kendi ideallerine ulaşmak için önlerindeki bütün engelleri aşmaya hazırdırlar ,insan öldürmeye bile. Raskolnikov ise kendisinin olağanüstü olduğunu kanıtlamaya çalışıyordur kendisine. Aslında amacının idealleri değil de sadece “olağanüstülük” olma isteği bile “sıradanlıktı”. Cinayet sonrasında Raskolnikov hastalanır, sayıklamaya başlar, huzursuzdur. Artık o kendisi için bir “sıradandır”. Bunun acısını sonuna kadar saklayamayacağı için kendisi gibi fakir olan Sonyaya açılır. Sonya ise onu hoşgörüyle karşılar ancak cezasını çekmeden mutlu olamayacağını anlatır. Raskolnikov suçunu itiraf eder ve uzun bir süre boyunca cezasını çeker, Raskolnikov hapisteyken sadece İncil kitabına ulaşabilmektedir. Hapishanedeyken gün geçtikçe mutlu olmaya ve Sonyaya aşık olmaya
Suç ve Ceza
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
8/10
·256 syf.··
2023 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 21:13
Doğu Ekspresinde Cinayet, adında da yazdığı gibi kar yığınına takılı kalmış bir trende gerçekleşen bir cinayetin Hercule Poirot adlı dedektif tarafından çözülmesini okuyoruz. Dedektifin düşünme tarzı beni derinden etkilediğini söylemeliyim. Kitap her bölüm ilerledikçe daha ilgi çekici bir hal alıyor. Hayatımda ilk kez bu kitabı bu kadar ihtirasla ve merakla okudum . Peki bu kadar etkilenmeme rağmen neden 8 puan verdim? Okuduğum bir kitabı değerlendirirken ilk önce kendime ,"Bu kitap bana ne katkı sağladı, öğretti?" sorusunu sorarım. Bu kitapta ise bu sorumun cevabını bulamadım. Ancak polisiye kitaplarının fazlasıyla okunmasıyla dedektifler gibi ince, dikkatli ve derinden düşünme becerisini biraz da olsun kazandırabileceğini düşünüyorum. Kısacası, eğer bir kitabı hiç sıkılmadan, merakla ve sayfa sayısını saymadan okumak istiyorsanız, bu kitap tam size göre!
Polisiye
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
Reklam