Öteki insanlarla aramda daimi, derin bir uyușmazlık olduğunu hissetmemin nedeni, sanırım onların çoğunun duyarlıklarıyla düșünmesi, benimse düșüncelerimle hissetmem.
Hayat bütünüyle düștür. O da bilinçsiz halde yașıyor. Ne yaptığını, ne istediğini, ne bildiğini kimse bilmiyor. Yazgı'nın büyümeyen çocukları olarak, hayatı uyuyoruz.
Romantizmin bütün kötülüğü, bize gerekli olan șey ile arzuladığımız șeyi birbirine karıștırmasıdır... İhtiyaç duyduğumuz șeyleri istememiz insanca bir davranıștır, yalnızca gerekli olanı değil, arzulanır bulduğumuz șeyleri istemek de insancadır. Hastalıklı olan, gerekli olan ile arzulanır olanı aynı șiddetle arzu etmek, kusursuzluk özlemi yüzünden, ekmeksiz kalmıș gibi acı çekmektir. Romantizm hastalığı budur iște: sanki bir yolu varmıș gibi Ay'a göz dikmek...