elf

“Farklı hisseden, farklı hassasiyetlere sahip ve farkındalığı güçlenmiş başka bir insan haline geldiğimi biliyorum. Daha iyi bir insan olduğumu iddia edecek cesaretim yok elbette, ama daha mutlu bir insan olduğumu biliyorum, çünkü o buz gibi donuk hayatım için yeni bir anlam buldum, yaşamın kendisinden başka bir sözcükle açıklayamayacağım bir anlam.”
Sayfa 67·Kitabı okudu
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Daha sonra, mutluluk içinde eve dönüp kapımı açtığımda odama giden koridorun karanlığıyla karşılaşınca son bir bunaltıcı an daha yaşadım. Kapıyı açtığım anda, eğer eskiden ben olan kişinin evine girer, yatağına yatarsam, bu gecenin öylesine güzel silip temizlemiş olduğu bütün o geçmişle bağımın yeniden kurulacağı, eski hayatıma geri döneceğim korkusuna kapıldım birdenbire. Hayır, artık asla o insan olmak istemiyordum, geçmişteki o hatasız, duygusuz, dünyadan kopuk centilmen olmak istemiyordum, suçun ve dehşetin tüm derinliklerine kadar dalacak olsam da artık gerçek yaşamı istiyordum! Yorgundum, tarif edemeyeceğim kadar yorgundum,”
Sayfa 66·Kitabı okudu
Edebiyat
“Sokak, gökyüzü ve evler sahip olma, birbirlerine ait olma duygusunun yepyeni bir haliyle karışıp içime doluyordu: Daha önce hiçbir zaman, varoluşlarımınız bir ve aynı olduğunu, bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğuna doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim.”
Sayfa 66·Kitabı okudu
Edebiyat
“İnsanları sevindirmenin bu kadar iyi ve kolay olduğunu niçin daha önce anlamamıştım!”
Sayfa 65·Kitabı okudu
Edebiyat
“,Daha fazla sevinç yaymak, daha fazla hissetmek istedim, birkaç gümüş bozuklukla, birkaç renkli banknotla korkuları, kaygıları gidermek, ruhları şenlendirmek ne kadar kolaydı. Ortalıkta niçin hiç dilenci yoktu? Balon almak isteyen çocuklar neredeydi? Ak saçlı, somurtkan ve aksak bir baloncu elinde koca bir demet renkli balonla topallaya topallaya evine dönüyordu artık, gün boyu yaptığı işten memnun olmadığı belliydi. Yanına gittim. “Balonları alıyorum,” dedim. “Tanesi 10 kuruş,” dedi güvensizlikle, böyle iki dirhem bir çekirdek dolaşan bir aylağın gece yarısı balonlarla ne yapacağını anlamamıştı. “Hepsini verin,” deyip eline bir on kronluk sıkıştırdım. Sendeleyerek doğruldu, bir an gözleri kamaşmış gibi yüzüme baktı, sonra balon demetini tutan ipi ittirerek elime tutuşturdu. Elimdeki ipin gerildiğini hissettim, balonlar kaçıp gitmek, özgür olmak, gökyüzüne varmak istiyorlardı. Gidin o halde, nereye istiyorsanız oraya uçun, özgürsünüz! İpi elimden bıraktım ve onca balon bir anda renkli aylar gibi gökyüzünde yükseldi. Her yandan insanlar gülerek koşturup geldi, karanlığın içinden sevgililer çıktı, arabacılar kamçılarını şaklatarak birbirlerine ağaçların üzerinden evlere ve damlara doğru özgürce süzülen balonları gösterdiler. Herkes neşeliydi ve benim küçük çılgınlığımın keyfini sürüyorlardı.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Edebiyat