Bazen kendinde yanlış bir şey olduğunu düşünüyorsun, ama her seferinde, olmadığı ortaya çıkıyor. Neden kendini bu kadar harap ediyorsun ve bunu yaparken yaşadığın şu ânın güzelliğini kaçırıyorsun?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğarken, Tanrı tarafından, hayatlarını tamamen mahvetmiş kişiler olarak büyümekle görevlendirilmişlerdi. Bunu kendileri mi seçmişti? Rahimden dışarı yuvarlanmaları kendi suçları mıydı? Plasenta kanıyla kaplı hâldeyken, insanlara zarar veren karanlık güçler, yaşam bitiriciler olmaya mı özenmişlerdi? Nefesin/farkındalığın o ilk kutsal ânında (minik yumruklarını sıkıp açarlarken) masum bir aileyi -tabanca, bıçak ya da tuğla kullanarak- kedere boğma umudu mu beslemişlerdi? Hayır; ama çarpık alınyazıları önlerinde uzanmış, bekliyordu, en şiddet dolu, en zehirli çiçekleri açmak için su ve ışık bekleyen tohumlar gibi; ki söz konusu su/ışık da onları (hepimizi!) en mutlak, en temizlenmez suçla kirletmek için dünyanın atıklarına, katillere dönüştürmek için gerekli olan nörolojik eğilim ve çevresel etki karışımıydı.