Aslında bir roman değil doğrudan bir araştırma ve belge okuması gibi bu kitap.
Mustafa Kemal Atatürk ile Cenova asıllı, Osmanlı vatandaşı Corinne’in yolları; eşi Harbiyeli Ömer Lütfü’yü Balkan Harbi’nde kaybetmesinin ardından, Mustafa Kemal’in taziye ziyaretiyle kesişiyor.
Corinne’in Fransızca konusunda Mustafa Kemal'e desteğiyle başlayan dostluk, zamanla mektuplara taşınan bir bağa dönüşüyor.
Ancak elimizdeki mektuplar yalnızca Mustafa Kemal’in yazdıkları ve Corinne’in arşivi üzerinden günümüze ulaşanlar. Corinne’in yazdıkları ise yok. Atatürk’ün devlet adamı titizliğiyle özel yazışmaları saklamamış olması, anlatıyı ister istemez tek taraflı bırakıyor.
Bu yüzden duygular net değil. Daha çok satır aralarından yakalamaya çalışıyoruz. Yazar da kesin yargılar vermek yerine analiz ediyor aslında, ihtimaller kuruyor ve yorumu okura bırakıyor gibi.
Kısacası, cevaplardan çok sorularla baş başa kalıyorsunuz.
Kitabı kapattığımda zihnimde hâlâ dolaşan sorular... Rocca (Corinne) gerçekten neyi saklıyordu acaba? Soruların cevabını yine böyle keyifle okutacağına şüphem yok...
Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup
"Halletmemiz gereken pek çok mesele içinde en önemlilerinden birinin de kadın hakları olduğunu çok iyi biliyorum. Sabır. Bir gün gelecek onlar da haklarına, kişiliklerine kavuşacaklar."
"Nuri Bey'in coşkunluğu görülecek şey. Allah'tan cennette kendisi için yapılan fakat henüz inşa halinde bulunan köşk tamamıyla bitinceye kadar sabretmesi için verdiğim nasihatlere kulak astı."