Elif

Elif
@elifaleph
Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız..
"Tek tesellimiz hayatını vatan toprağı için vermiş olmasıdır. Onun şahadet mertebesine ulaşması oğluna yaşam boyu gurur verecektir. Eşinizle iftihar edebilirsiniz."
Sayfa 23 - Masa Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ya hiç doğmamış olmak veya hiç unutulmamak isterdim." Chateaubriand
Sayfa 66 - Masa Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Puan vermedi
İyi ki okudum dediğim kendisi kısa ama etkisi uzun süren bir öykü kitabı "Oyun Değil".  Her öykü olmasa bile içinden birkaç hikâyesi kalbime mıh gibi çakıldı desem yeridir.  "Her Yer Karanlık" öyküsünde Cemil’in zihninin içinde dolaştık epeyce. Bir şüphe vardı onda adını tam koyamadığı. Bir zarf var ama açılmıyor, açılsa belki her şey gün yüzüne çıkacak ama onun buna cesareti yok. Bir hayat yaşanmış ama hep eksik kalmış gibi onun hayatında. Kum Falı ise evlat acısı üzerine kurgulanmış. Bir annenin, oğlunun öbür tarafta nasıl olduğunu öğrenme çaresizliği ve dolup taşan özlemiyle başvurduğu bir yol bu fal işi. Ağır ve derin bir hikâye. Ama en çok "Dışarıda" beni etkiledi. Gerçekten nefesimi tutarak okudum. Acaba ne olacak nereye varacak diye diye. Tabiki  bir yere varmıyor. Yazara vicdansız Sabuha diye söylenmedim desem yalan olur Öykülerin en sevdiğim yanı da bu zaten. O ucu açık bırakılmışlık sen kondur gönlünden ne geçiyorsa. Kitaba adını veren "Oyun Değil" de ise yine dokundu yüreciğime. Bir annenin yıllar sonra, terk ettiği kızının refakatçisi olarak hastane odasında ve onun başucunda otururken hissettikleri… Aralarındaki mesafeyi kapatma çabası ama bir yandan da o mesafenin hiç kapanmayacağını bilmesi. Çok gerçek duygularla yazılmıştı. Kapanmamış yaralara, söylenmemiş belki de söylenememiş sözlere denk gelmek güzeldi. Ama diyorum ya, en güzeli yazarın hiçbirini okura tam olarak anlatmaması. Sonu net değil, okur olarak bizi de işin içine katması benim öykülerde en sevdiğim yan. Ancak bunu sevmeyenler de oldukça fazla Dili çok akıcı, öyle süslü, zorlayan bir anlatım yok hatta tam tersi, sadelikle ele aldığı konularla okuru daha çok vuruyor bence. Ayla Burçin Kahraman’la ilk tanışma kitabım ve çok severek okudum. Kalemi daim, yolu hep açık olsun Gönülden
Edebiyat
Oyun DeğilAyla Burçin Kahraman · İthaki Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Zeynep Göğüş’ün kalemiyle ilk tanışmam değil ama bu kitapta kurduğu dünya, karakterlerin iç sesi, geçmişle yüzleşme biçimleri bende daha fazla etki bıraktı. Yazarımız, ilk romanı Işık Ülkesinden ile 2019 Yunus Nadi Roman Ödülü, ardından Yok Çünkü Telafisi ile 2022 Oktay Akbal Edebiyat Ödülü sahibi. Bu kitapta da çok güçlü bir anlatım görüyoruz. Lusi’nin hikâyesiyle başlıyoruz ama aslında tek bir hayat okumuyoruz. Rus bir baba, Amerikalı bir anne, Türkiye’ye uzanan bir yol ve üvey anneanne Sara’nın izini sürüyoruz. Annesi Barbara' yı kaybettikten sonra, onun anlattıkları doğrultusunda üvey anneannesini tanımak ve geçmişin kapılarını aralamak için Türkiye'ye-Karadeniz'e- gelen Lusi'nin anneannesi Sara'yı tanıdıkça değişen dünyasına tanık oluyoruz. Geçmişin sırlarını çözerken geleceğini de aydınlatıyor genç kız. Annesinden dinlediği Sara ile karşısında bulduğu Sara arasındaki o ince farkları da çözmek artık bu genç kızın işi. Sara’nın, Batu’nun peşinden her şeyi geride bırakıp Türkiye'ye gelişi. Lusi’nin babasıyla ilgili öğrendikleri. Ve bir yandan da kendi içindeki hesaplaşması. Ayrıca, Çernobil’in Karadeniz’de bıraktığı izlerden, İpek Yolu’na kadar uzanan bilgiler, hikâyeye çok güzel yedirilmiş. Bir kitap olacak gibi Ben kitapta en çok anlatımın doğallığını sevdim. Karakterler konuşuyorlar ama öyle uluorta değil hep bi içten hep bi ben dili var. O samimiyet hissini kitabın başından sonuna kadar hiç kaybetmiyorsunuz. Bu anlatımın adına ne denir tam bilmiyorum ama enfesti. Ve altını çizdiğim bidolu cümle... Zeynep Göğüş Gizemi Kalmalı Hayatın
Edebiyat
Gizemi Kalmalı HayatınZeynep Göğüş · Everest Yayınları · 202514 okunma
Zaten şu nazlı küçük bayanlar hep böyle sefih, alçak heriflerin ağına düşer!
Sayfa 230 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı