Uzun zamandır okuduğum en güzel kitap, yaşadığımız her günün ve olasılığın bir şekilde en iyisi olduğunu hatırlatan bir hikâye.
--
(Farklı bir evrendeki bitki bilimci halime selamlar)
Akıl ve Tutku yazarın en sevdiğim kitapları arasına girmeyi başarmış harika bir roman. 1995 yapımı filmini de şiddetle tavsiye ederim.
Spoilerlı kısım
Biraz Gurur ve Önyargı'daki mantıkla akıl kardeşlerden Elinor'u tutku ise Marianne'ı temsil ediyor. Babalarının ölümü ile bütün miras dönemin kanunlarına göre babalarının ilk eşinden olan abilerine kalmasıyla Mrs. Dashwood ve kızları yılda 500 pound gibi düşük bir gelirle nasıl geçineceklerini düşünmektedirler. Mrs. Dashwood'un kuzeni Sir Middleton'ın teklifi ile onun arazisinde, evlerine çok yakın kulübelerini düşük bir ücrete kiralayıp oraya taşınırlar.
Bu kulübe mevzusuna açıklık getirmek istiyorum 3 ya da 4 yatak odalı 2 katlı bu ev "cottage" olarak geçiyor İngilizce'de ama romanda kulübe olarak çevrilmiş, filmde geçen sayfiye çevirisini daha doğru buldum yani kitabı okurken küçük bir kulübe canladırmayın gözünüzde, neyse dewam
Yeni komşuları ve çevrelerine kısa sürede alışan Marianne, Willoughby isminde büyük bir arazinin mirasçısı ile yakınlaşırken, Elinor'un kalbi abisinin eşinin kardeşi olan Edward Ferrars'tadır. Kitabın devamında kardeşler Mrs. Jennings'in (Mrs. Middleton'ın annesi) daveti ile Londra'da birkaç ay geçirirler, her iki kardeşin de büyük acılarına şahitlik eden bu şehirden dönüş yolculuğu da öyle kolay geçmeyecektir. Willoughby'nin gerçek yüzünü onlara anlatan Albay Brandon Marianne'e sıkıntılı günlerinde destek olur, kitap herkes için mutlu biter.
Genel yorumum Londra kısımlarını biraz fazla uzun buldum her zamanki gibi bütün evlilik teklifleri ve düğünler son sayfalara sıkışmıştı. Olsun biz Austen'i böyle sevdik.
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Jane Austen'in okuduğum 6. romanı olan İkna aynı zamanda yazarın tamamlanmış son romanı. Bu zor günlerde gerçeklikten bağımı koparmamı sağlayan Jane Austen romanlarını sonra filmlerini ve uyarlanan mini dizilerini herkese tavsiye ediyorum :)
Spoiler içeren kısım
Gelelim romanın içeriğine Anne Elliot bir baronetin ortanca kızı olarak ailesinden sevgi görmemektedir. Ölümünden önce annesi ile yakın olsa da sonrasında babası ve kardeşleri tarafından hep ihmal edilmiştir. Henüz 20 yaşındayken aldığı evlenme teklifini annesinin yakın arkadaşı olan ve Anne'nin de annesi yerine koyduğu Leydi Russel'in babası ve ablasının telkinleri sonucu geri çevirmiştir. Onların Yüzbaşı Wentworth'ü reddetme sebepleriyse servetinin azlığıdır sonraki yıllarda katıldığı savaşlarla bunu arttırsa da geri dönüp Anne'ye tekrar evlenme teklif etmemiştir.
Gelelim günümüze Baronet'in gururlu günlerinden eser kalmamış ölçüsüz harcamaları sonucu serveti gittikçe azalmıştır Lady Russel'in tavsiyesi ile mülklerini kiraya verip Bath'e yerleşmeye karar verirler, yeni kiracıları Amiral Mushgrove'ın eşi ise Yüzbaşı Wenthworth'ün ablasıdır. Hala bekar olan yüzbaşı 8 yıl aranın ardından kendine iyi bir eş bulmaya kararlıdır, Anne ise o gelene kadar aşkını kalbine gömdüğünden emindir xdd
(son cümleye bakın ucuz aşk romanlarının arka kapak yazılarından yazdım)
Kitabın sonunun biraz hızlı bittiğini düşünüyorum Mr. Elliot ve yaptıkları nişana tepkisi daha detaylı olsa daha iyi olabilirmiş, zaten hacim olarak da diğer Austen kitaplarından oldukça kısa.
İknaJane Austen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20193,546 okunma
Kitapta Türk edebiyatının ilk kadın yazarı olarak bilinen, 50 Türk lirasının arka yüzünden de tanıdığımız Fatma Aliye'nin hayatının ilk 33 yılı Ahmet Mithat Efendi tarafından kaleme alınmış. Kitabın bir kısmında Fatma Aliye'nin mektuplarına başvuran Ahmet Mithat kendi tabiriyle "yarı biyografi, yarı otobiyografi yepyeni bir tür" meydana getirmiştir. Kadınların hayatlarının ev ve aileleriyle kısıtlandığı bir dönemde Fatma Aliye tarihçi ve bilim insanı Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı olması sebebiyle babası sayesinde iyi bir konak eğitimi almış, Tanzimat ve Islahat hareketleri ile Batılılaşma hareketinin hız kazandığı o dönemde Avrupa tarihi felsefesini de öğrenme fırsatına sahip olmuş Fransızca, Arapça ve Farsça öğrenmiştir. Pek çok farklı alanda yazdığı makalelerinin yanı sıra 5 romanı vardır. Çalışmalarını çok değerli buluyor ve herkesin hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmasını diliyorum. Ayrıca kitabın başındaki Serpil Çakır'ın "Fatma Aliye: Öncü bir kadın, yazar ve felsefeci" yazısını da çok beğendim.
Kitabın akıcılığını dilini sohbet havasında olmasını çok beğendim. Anlattığı aslında hüzünlü olaylara rağmen trajikomik havası beni yeri geldikçe güldürmeyi başardı. Beğenmediğim kısımsa kronolojik olarak pek bir sıranın takip edilmemesi oldu bölümler ayrı ayrı yazılar şeklindeydi bazen, biraz daha bütünlük içinde olsalar daha da severdim yine de okunur.