bu kadar düşük bir puan vermeyi hiç istemezdim ama kendimi zorlayıp 4 anca verebiliyorum. aldığım -alamadığım keyfi hesaba katarak puanladığımda 2 puan verirdim ama beklentilerimin hatrı icin en azından 4 vereyim dedim. bir de klasik ya hani, klasik olduğu için yüksek puan vermeye şartlı bir insan değilim ama bu yazara ayıp edecekmiş gibi hissettim nedense.
neyse
size konusunu anlatayım: küçük bir köyde doğuştan büyücülük yeteneklerine sahip, ama aldığı tek eğitim cadı teyzesinin ona öğrettiklediyle sınırlı olan küçük bir çocuk çevik atmaca, bir gün köyünü olası bir katliamdan büyüyle kurtarınca namı yayılır, büyük bir büyücü olan ogion'un kulağına bile gelir. daha sonra ogion çevik atmaca'nın köyüne gelip onu eğitmek için yanına alır, hatta ona ismini bile kendisi verir ged. ged bir süre ogion'un yanında eğitim aldıktan sonra iyice gelişmek için büyücülük okulunun bulunduğu roke adası'na gider. olaylar okula geldikten sonra başlar. gün geçtikçe daha da hırslanan ged, bir gün kibrinin kurbanı olarak yapmaması gereken bir büyüyü yapar ve karanlık bir ruh'u serbest bırakır.
kitabı parça parça yorumladığımda beğendiğimi fark ettim. şöyle söyleyeyim yani, her ne kadar yeterince açıklanmadığını düşünsem de evren güzel, büyücülük olayları ilgi çekici, karakterler iyi, verdiği mesajlar çok iyi, diyaloglar muazzam ama bir arada bir bütün oluşturmuyorlar. betimlemeler olduğu zamanlar güzeldi ama çoğunlukla yoktu. karakterlerin neye benzediğini bilmiyoruz, eğitim aldıkları büyücülük okulunun nasıl bir yer olduğunu bilmiyoruz, yayınevi sağolsun iki sayfaya kıyamayıp haritayı minnacık bastığı için ne zaman neredeler anlayamıyoruz ve bize betimlenmediği için gözümüzde de canlandıramıyoruz. daha doğrusu ben yapamıyorum. genel olarak akıcı da değildi kitap. okurken hep