Elif Çavdar

Elif Çavdar
@elifcavdar
8/10
·168 syf.··
2020 27. kitabı
Cengiz Aytmatov, bu eserinde sembolik anlatımın inceliğini gösteriyor. Anlatmak istenilenin edebiyatla nasıl da güzel ortaya çıktığını görüyoruz. Kitabın sonunda “Beyaz Gemi Üzerine Açıklamalar” başlığı altında yapılan eleştirilere cevap vermesi Aytmatov’un kalitesini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kitabı okuduktan sonra kitap üzerine yazılan incelemelerden edindiğim bilgilerle eserin simgelediklerini daha çok anladım. Orozkul(Rus kulu demekmiş) baskıcı rejimin, Mümin(İsim tesadüfi seçilmemiş) dede bu baskı altında yaşayan insanların, Beyaz Gemi özgürlüğün,gidebilmenin, çocuk saflığın, geleceğin simgesi. “Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. Ötekini ise dedesi anlatmıştı ona. Sonra ikisi de yok olup gitti. Şimdi biz bunlardan söz edeceğiz.” sözleriyle başlayan kitabın sonu şaşırtıcı ve etkileyici. Yaşanılan dönem, içinde tatlı bir efsane barındıran bir hikayeyle ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Çocuğun hayal gücü, yaşama verdiği değerler, küçük yaşına rağmen inandıklarının arkasında durması, vicdanı mükemmel anlatılmış. İncelememi kitabın sonunda çocuğa söylenen sözlerle bitiriyorum: “Çocuk kalbin, çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin. İşte beni teselli eden de budur. Bir şimşek gibi yaşadın sen. Bir defa çaktın ve söndün. Şimşeği çaktıran göktür. Ve gök ebedidir. İşte Burdur beni teselli eden. Bir başka tesellim daha var: İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenemez, gelişemez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.” Sana senin sözlerinle veda ediyorum: “Merhaba, Beyaz Gemi, ben geldim!”
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Reklam
9/10
·151 syf.··
2020 26. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 13:34
Fazla bilinçli olmak bir hastalık diye başlıyor sözlerine ve sonrasında yaptığı iç çözümlemelerle insana “Bu nasıl bir bilinçliliktir?” dedirtmeyi başarıyor. “Her insanın hatıraları arasında herkese anlatmadığı, yalnızca dostlarına açtığı şeyler vardır. Ama dostlarına bile açmadığı, yalnızca kendine (o da sır olarak) açtığı şeyler de vardır. Nihayet bazı şeyler de vardır ki, kendine açmaya bile korkar onları. Aklı başında her insanın hatıraları arasında böyle oldukça çok şey vardır.” diyor Dostoyevski ve o kadar haklı ki. Fakat sonra bir hatırasını anlatırken, çok cesur bir şekilde kendini açınca insan şaşırıp kalıyor. Varoluşçu özellikler içeren bu roman, insanın yüzüne gerçekleri çarpıp uzun uzun düşünmesine sebep oluyor. Kendime not:) Yıllar önce kitabı okurken “Evliliğin ilk yıllarında olan sevgi biter, ama arkasından çok daha güzel bir sevgi gelir. Ruhlar birleşir, her şeyi birlikte, uyum içinde yaşarlar, aralarında gizli saklı kalmaz.” cümlesinin altını çizip soru işareti koyan eşime bunu hatırlatınca ‘Bunun tersini söyleyen onca insanın aksine Dostoyevski haklıymış’ demesi, bu kitapta güzel bir anı bırakmamıza yol açtı :)
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,3bin okunma
7/10
·147 syf.··
2020 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2020 23:04
Sınırları zorlayarak mükemmeli açığa çıkarmayı, yaşam amacını bularak kendin olmayı, sürekli keşfederek öğrenmenin ve öğretmenin güzelliğini, geleneklerden ve başkalarının engellemelerinden kurtularak özgür olmayı anlatan tatlı bir öykü. Otantiklik, yaşamın amacını bulma, yalnızlık ve özgürlük kavramlarıyla varoluşsal terapinin izlerini görüyoruz Martı Jonathan Livingston’ın mücadelesinde.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 202080,1bin okunma
7/10
·176 syf.··
2020 23. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2020 12:48
Felsefede çığır açan bir dahiyi anlamak için çizgibilim. Biyografiyi karikatürleri inceleyerek okumak oldukça keyifli. Bu kitap bana her zaman karmaşık gelen Nietzsche’yi biraz daha tanımamı sağladı. Kamçılanan bir ata sarılarak delirmesi, siyaset ve Nazilerle ilgili görüşleri özellikle ilgimi çekti. Yazarın da ifade ettiği gibi en büyük savunucuları olan Nazilerin, Nietzsche’nin genel olarak ırkçılıktan, özel olarak da Yahudi düşmanlığından duyduğu açık nefreti bu kadar etkili bir şekilde bastırması tarihin bir ironisidir. Nietzsche’nin hayatını fazla bilmeyenler için şaşırtıcı bilgiler içeriyor ve çarpıcı görüşleri insanı sorgulamaya sevk ediyor. “Gönül huzuruna ve mutluluğa kavuşmak istiyorsan İnan; yok, hakikatin talebesi olacağım diyorsan sorgula...” Nietzsche
NietzscheLaurence Gane · Ntv Yayınları · 2012110 okunma
9/10
·83 syf.··
2020 18. kitabı
Bir solukta biten bir Stefan Zweing klasiği daha... Sıra dışı öyküsüyle, yaptığı ruhsal çözümlemeleriyle insanı içine alıp kendine hayran bırakıyor. Yazarın yaşadığı döneme bakış açısını ve bu kitabı yazdıktan sonra intihar ettiğini bilerek okumak, hiçlik kavramına yaptığı çarpıcı vurgularda ruh halini daha iyi anlamamızı sağlıyor. İz bırakan bir veda mektubu...
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2014279,1bin okunma
Reklam