"Varoluşun bu acı gerçeği hayatımızı ucuz
bir melodram haline getiriyordu.
Ama gerçek buydu, hayat ucuz bir melodramdı, biz de bu melodramın oyuncuları olan yalnız insanlardık."
Sınıf meselesi doğma büyüme solcu da olsa, kapitalist, antikapitalist, padişah torunu, sıradan bir öğretmen, avukat, gişe memuru, imam, bakkal, hamal, terzi, işsiz de olsa herkes için vardı ve herkes kendi çapında bunu yaşıyordu. Sınıf yalnız ekonomiyi değil, sosyal hayatı da döndüren bir çarktı.
Annem yalnız bir kadındı, anneannem yalnız bir kadındı, ben yalnız bir kadındım. Jenerik bir söz, bir tür ucuz felsefe özeti diye nitelediğim "insanın mutlak yalnızlığı" tespitinin doğru olduğunu annemin uyurgezer gecelerinde derinden hissettim. İnsan yalnızlığa yazgılı bir varlıktı..