"Yılda ortalama elli beş bin insan ölürdü İstanbul'da - ve bunlardan yüz yirmi kadarının son durağı Kilyos'taki Kimsesizler Mezarlığı olurdu.
Ne var ki 'kimsesiz' değildi onlar. Vardı kimseleri, birer hayat hikayeleri..."
"Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!"