Fezayı Bağlayarak Yorgun Kanatlarına
Bir Güvercin Uçurup Kıtalar Arasından
Çağırdın Beni
Geçerek Birer Birer Sürgün Kanyonlarını
Derbeder Koşup Geldim Işıldayan Tahtına
Yarım Koyup Bir Bardak Kurşun Rengi Çayımı
Yıkarak Yalnızlığa Kurduğum Sarayımı
Yetim Çığlıklarımı Duyurmak Üzre Sana
Koşup Geldim; İliştir Beni Memnu Bahtına
Adını Söylemek İstemiyorum
Her Hecesi Amansız Bir Kor Dudaklarımda
Her Harfine Yıllardır Şimşeklerle Yarıştım
Zindanlara Karıştım, Ölümlerle Tanıştım
Adını Söylemek İstemiyorum
Rüveyda Dediğim Zaman
Anla Ki, Senin İçin Yürüyor Kelimeler
Çığlığımın Atardamarlarından
Hangi Yıldızdır Bilmem, Gözlerin
Kayar Da Üzerime Rüveyda
Önce Tuhaf Bir Deprem Yayılır Bedenime
Sonra Açılır Önümde Istırab Vadileri
Silik Renkleriyle Adımlarıma
Çözülmeye Yüz Tutan Bir Mazi Mühürlenir
Hayalin Bittiği Menfeze Doğru
Alaca Bir At Koşar İçimde
Zamansız, Mekansız Nefese Doğru
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
Yaygın Bir Kanaat Dolaşır Aynalarda
Oysa Rüveyda
Baştanbaşa Ben