her gün aynı hisler
kalbi diriltmez ki
her gün aynı yüzler görsem
sevilmem ki
bu kadar uzun sürerken tek bir nefes
aklımın içinde dönen derinden bir ses
yine aynı güne uyandın
...
Yine aynı gün -Lin Pesto
Kitaba Plath'ı anlamak için başlamışsam da sayfaları çevirdikçe birbiri ardından, yazarlık deneyimini özümserken buldum kendimi. Artık günlük yazışım dahi aynı değil. Yepyeni bir vizyon sahibi etti beni. Tavsiye ettiğim, pahası ne olursa olsun bireysel kütüphaneme mutlaka ekleyeceğim bir kitap.
O KADAR GÜZEL BİR KİTAPTI Kİ SAYFALARI ÇEVİRDİKÇE GÖĞSÜMÜN HEYECANLA TİTREDİĞİNİ YÜREĞİMİN ZIPLADIĞINI HİSSETTİM.
Sylvia Plath'ı anlamak için olsun, edebiyat lügatinizi geliştirmek için olsun her anlamda okunması gereken bir kitap.
Kitap 155 sayfa ilk 100 sayfası bomboş. İkinci bölüme geçince biraz ilgimi çekti sonra o da aynı şeyi tekrarlayarak bitirdi. Son beş sayfaya yalnızca göz gezdirdim.
Yine bir yahudi toplama kampı hakkında yazı yazmış. Zaten yeterince maruz kalıyoruz acındırmalarına bir de bu kitabı okumaya gerçekten gerek var mıydı??? Üstüne anlatışı da sıkıcıydı. Bunu bana öneren arkadaşıma selamlar artık senin dediğin tek kitabı okumam patlayacaktım bitirene kadar.
Ne demeliyim ki? İki gün oldu tesirinden çıkamadım daha da çıkabileceğimi düşünmüyorum. Okurken yaşadığım edebî zevki de sonuna duyduğum hüznü de anlatsam olacak iş değil. En iyisi gidip okumanız.
Kitabın daha ilk sayfalarını okumaya başladığımda anlatımı yüreğimi hoplattı. Kendimi heyecanla sayfaları çevirirken buldum. Reşat Nuri Güntekin'i ilk kez okuyorum, kesinlikle okumaya devam edeceğim.
Konu halihazırda hoşuma gitmişse de çocukların evden ayrılışını yaprakların teker teker düşüşü olarak anlatması da beni oldukça etkiledi. Bir kaç gündür sıklıkla kitabın üzerine düşünürken buluyorum kendimi.
Şiddetle tavsiye ederim, herkesin okuması gereken bir kitap.