Adı bilinmeyen bir ülkede yeni yılın ilk günü olağandışı bir şey yaşanır. Ölüm yok olmuştur ve ülkede kimse ölmemektedir. Ölümsüzlük fikri başta çok cazip görünse de gün geçtikçe ölümün yok olması ülkede karışıklığa yol açacaktır. Cenaze işleriyle uğraşanlar , sigorta şirketleri ve benzeri iş kolları bu durumdan olumsuz etkilenecek, devlet kaos içinde çözüm arayışına girecektir. Gel zaman git zaman ölüm karar değiştirir ve tekrar gelir hem de mor bir zarf içinde 7 gün önceden bildirir mektupta öleceğinizi.
Lakin biri kafa tutar ölüme ve bu haddini bilmezin peşine düşer ölüm..
Bayılarak okuduğum Saramago yine efsane bir yapıtla beni kendine hayran bıraktı.
Şimdi düşünelim bakalım. Ölüm olduğunda mı iyi yoksa olmadığında mı? Peki bize ölüm haberimiz bir zarfla bildirilse son 7 günümüzü nasıl yaşardık ?
Kitabımız Afrika'dan gelirken yolda hadım edilerek harem ağası görevine getirilen karakterimizin hayat hikayesiyle başlıyor. Daha sonrasında dönemin padişahının tahttan zorla indirilerek yerine çocuk yaştaki oğlunun geçişi ve bu harem ağasının padişahı takrar tahta oturtmak için uğraşlarını okuyoruz. İmparatorluğun her türlü şiddeti ve iktidar mücadelesine tanıklık ediyorsunuz.
Kitabı sevdim mi evet sevdim çok keyifle okunuyor zaten Livanelinin dili akıp gidiyor . Kitapta okumaktan hoşlanmadığım ya da keşke bunları bilmeseydim dediğim bölümleri olmadı değil
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,8bin okunma
Yalın dil çok sevmiyorum ama Livaneli' nin her kitabını çok severek okuyorum. Bu kadar yakın dil kullanmasına rağmen nasıl bu kadar güzel okutuyor bilemiyorum. Serenad ya da Kardeşimin Hikayesi kadar çok etkilemese de beğendim
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
İnsan mutlu ya da mutsuz olduğunu anlayabilir mi ? Anlık mutluluk yada mutsuzluk yaşıyoruz ama genel baktığımızda gerçekten mutlu muyuz yahut mutluluk dediğimiz şey neydi biz ona ne anlam yüklemiştik?