Elif Rümeysa Aksu

Elif Rümeysa Aksu
@eliffaksu
fahrenheit-
Puan vermedi·208 syf.··
2022 1. kitabı
451 Fahrenheit: Kitap kağıdının tutuşma sıcaklığıdır. “Yakmak bir zevkti. Bir şeylerin yendiğini görmek, karardığını ve değiştiğini görmek özel bir zevkti.” 24. yüzyılda itfaiyeciler bilinen misyonlarının aksine yangını başlatan kişilerdi. Onlar hiç durmadan ve neden yaptıklarını sorgulamadan kitap yakarlardı. Aldıkları ihbarlar üzerine kitap bulunan eve gider, ne kadar kitap varsa mekanik tazıları aracılığıyla ateşe verirlerdi. Guy Montag da ruhu olmadan ve hayat nedir sorgulamadan yaşayan bu itfaiyecilerden yalnızca biridir. Evlidir, istediği her şeye sahiptir ama mutlu değildir. Eşi Mildred tüm gününü ‘aile’ olarak nitelendirdiği televizyon kaplı odalarda geçirir. Devlet insanların düşüncelerine bile sahip olmaya çalışır. Çünkü farklı düşünceler türerse kaos ortaya çıkar. Kitaplar yakılır ki insanlar düşünmesin, bilmesin, tekdüzelik artsın ve herkes birbirinin aynısı olsun; böylece düzen işlesin. Ray Bradbury bu kitabında insanın düşünmezse ve hayalgücünün sınırlarını zorlamazsa makineden bir farkı kalmayacağını bize açıkça gösterir. Distopik unsurların ağır bastığı roman bize uzak gibi gelse de ne yazık ki her geçen gün Montag’ın dünyasına biraz daha yaklaşıyoruz. Montag’ın bu tekdüze hayatı yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla değişir. Çevresindeki herkesten farklı olan bu küçük kızın içinde kalan duygu kırıntıları Montag’ı düşünmeye sevkeder. Yaktığı yüzlerce kitabı düşünür, insanların kitaplar için neden canını hiçe saydığını anlayamaz ve bir yangında cebine attığı kitap onun için bir dönüm noktası olur. Yalnızca bir cümle okuması içinde ölmüş olan bir şeylerin uyanmasını sağlar. Montag’ın kendini bulma ve düzeni sorgulama serüveni, heyecanı sürekli artan ve okuru şaşırtmayı her sayfasında başaran kitabın ana konusudur. Ray Bradbury, dijital dünyanın
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 02:48
Khaled Hosseini'nin kendine has büyülü bir kalemi olduğu okurları tarafından iyi bilinir. Cümleleri insanın içini titreten, yazılanları bizzat yaşamışız hissi veren cinstendir. Deniz Duası kısa bir mektup fakat anlam yoğunluğu ve cümlelerin derinliği açısından üstün nitelikte. Yuvalarını, vatanlarını arkalarında bırakmaya hazırlık yapan, hiçbir hayat güvencesi olmadan bilinmeze sürüklenen bir aile babasının oğluna yazdığı hayali bir mektup Deniz Duası. Kısacık bir mektup yahut kısacık bir dua. Okumanız belki birkaç dakikanızı alacak ama eminim ki yüreği ölmemiş herkes günlerce bu cümleleri düşünecek. Yeryüzünde bu babadan kaç tane daha olduğunu, çocuklarının yaşaması için ellerinden gelen tek şeyi dua etmek olan kaç ailenin olduğunu düşünecek. Hosseini kitabı 2015 yılında cansız bedeni kıyıya vuran 3 yaşındaki Suriyeli mülteci Aylan Kurdi anısına yazmıştır. Çizimlerle etkileyiciliği artırılan bu eserin geliri mülteci vakfına bağışlanıyor. Keyifli okumalar dilerim ..
1000Kitap
Deniz DuasıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 20185bin okunma
İçimizden biri, Martin !
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 23:31
Kitaplarla duygusal bağlar kurduğum olmuştur fakat Martin kadar yakın hissettiğim, onunla birlikte ağlayıp gülerken gerçek olmadığına inanamadığım bir kitap karakteri olmamıştı. Bunda Martin Eden’in, Jack London’ın yarı otobiyografik romanı olması yani Martin’in tamamiyle kurgulanmış bir karakter olmamasının da etkisi büyük. Kitabı okumadan yazarı kısaca araştırmanızı tavsiye ederim. Martin, yoksulluk içinde büyümüş, çeşitli ağır işlerde çalışmış, türlü deniz seferlerine çıkmış bir delikanlıdır. Kendi sınıfına mensup insanlarla kendi küçük dünyasında yaşamaktadır ve ona göre burjuva sınıfı mensupları üstün niteliklere sahip, özel ve ulaşılmaz insanlardır. Kendini onlarla kıyaslayamaz bile. Martin’in hayatı işte bu sınıfa mensup, üniversiteli bir genç kıza vurulmasıyla değişir. Kızı hak edebilmek ve ailesinin onayını da alabilmek için yazın dünyasının altını üstüne getirir ve okunmadık kitap bırakmaz. Martin’ in tamamiyle değişen hayatı yepyeni ve zorlu maceraları beraberinde getirir. Bu süreçte destek görmemesine rağmen asla ümitsizliğe kapılmaz, asıl ve nihai amacı için çabalamayı hiç bırakmaz. Bir zamanlar üstün özellikler atfettiği burjuva sınıfının iç yüzünü görüp uğradığı hayal kırıklığını şu cümleyle ifade eder: “ Bir zamanlar öylesine saftım ki, yüksek mevkilerde oturan, iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygıdeğer kimseler sanırdım.” (Sy. 329) Martin Eden, hiçbir kişisel gelişim kitabının yapamadığı kadar insanı gelişmeye ve değişmeye iten bir kitap olmasının yanı sıra sınıf farklılıklarını, mutlu olmak ve değer görmek için paranın gerektiği dünyanın acizliğini gözler önüne seren bir başyapıt. Kitapta aynı zamanda yüreklere dokunan bir aşk, yer yer hayal kırıklıkları, çaresizlik, geçim mücadelesi işlenir. Martin Eden
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma