“Hiçbir şey asla tam olarak beklediğimiz gibi gerçekleşmiyordu, ama öte yandan hiçbir şey hiçbir zaman büyük bir şaşkınlık da yaratmıyordu. İnsanı en çok şaşırtan tek bir şey vardı; hayatta zaman zaman unuttuğumuz tek bir sarsıcı olgu: Kendimizin de ölümlü olduğu gerçeği. İşte bu gerçeğe Kristóf otuz sekiz yaşında ulaşmıştı. İnsana derin bir utanç veren, ama bir an içinde de unutuverdiği derin gerçek, kendisinin de zedelenebilecek bir hayata sahip olduğu gerçeğiydi…”