Hainin Mührü 2 bitti ve ben yine mahvoldum... 8 ay önceden incelememi hortlatıyorum ve biraz duvarı izledikten sonra üçüncü kitaba geçmeye gidiyorum 😔😔
Çünkü kalp, bir kez kendine duyduğu inançla atmaya başlarsa hiçbir kuvvet onu durduramazmış.
Ben bu seriye BA-YI-LI-YO-RUM!
Bildiğiniz üzere ilk kitabımızın sonunda kahramanlarımız bir kurtuluş gözü ile baktıkları Gizliman'a ulaşmış ama hiç de hayal ettikleri gibi bir manzarayla karşılaşmamışlardı.
Bu kitapta da okuduğumuz üzere onların umutlarını sıkı sıkıya bağladıkları, bir şansa sahip olma hayaliyle yelken açtıkları Gizliman kan ve kin dolu, vahşi bir halka ev sahipliği yapıyor. Bu adanın sakinleri olan Gizler "denizden gelen" adını verdikleri kahramanlarımıza eğer Temizlik Töreni'ne katılmaya hak kazanır ve ardından Töreni de kazanırlarsa Gizliman'da bir Giz olmaya hak kazanacaklarını söylüyor. Bu arada şunu da belirteyim bu adada bu tören muhabbeti zaten var yani bu hak bizim beşliye mahsus bir şey değil. Gizliman'ın halkı gençleri belli bir yaşa geldiğinde her birini bu sınava tabii tutuyorlar. Geçenler Giz, geçemeyenler Hiç oluyor. İsimlerinden anlayacağınız üzere Hiç olmak alt tabakadan olmak demek. Önceki kitapta karakterlerimiz toplumsal sınıflaşmanın kurbanıyken Gizliman'da da işlerin pek farklı olmadığını fark ediyorlar ama hepsinin istediği tek şey bir şansa sahip olmak.
Temizlik Töreni'ne hiç değinmek bile istemiyorum ama onun öncesindeki sınavlar bile ölümle kol kola bir hayat sürmenizi sağlıyor. Karakterler zor imtihanlara maruz kalıyorlar. Tabii bu zorlu yolda en sadık arkadaşları ihanet ve güvensizlik oluyor.
Neyse bu kadar konu anlatmak yeter bana kalsa bütün kitabı anlatacağım... Biraz da kendi düşüncelerimden bahsedeyim.
İlk kitaba kıyasla daha maceralı geçen bol bol ters köşe okuduğumuz bir kitaptı. Yazarın dünya ve karakter tasarlamakta ne kadar iyi olduğunu zaten fark etmiştim ama bu kitapta bir kez daha anladım. Gizliman'ın