Elif

Efendi, emin olun, gördüğünüz her sima, göstermek istediği aydınlık bir vicdanın hakiki yansıması değildir. İyilikseverlik belirtileriyle parıltılı bulduğunuz çehrelerden çoğunu, bir anlık o doğal ikiyüzlülük örtüsünden sıyrılmış görseniz dehşetinizden Hakk’a sığınırsınız. Tatlı görünen ne kadar tebessümler vardır ki her biri gizli bir nefretin, alçak bir emelin aldatıcı yaldızı hükmündedir.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Halktan birisi başına giydiği şeyin üzerine gerçek, yalancı çelenk gibi bir şey taksa sokakta bu hafifliğine gülmedik adam kalmaz. Ötekine gülünmez, çünkü o resmiyete sahiptir. Resmi şeylerin tuhaflığı ne dereceye varsa bunlardaki garabet üzerinde durmamak âdet olmuştur. Hayvanların dişini, tırnağını , boynuzunu sökerek bunlarla süsleyen Afrika vahşilerine , medeni Avrupalılar gülerler. Fakat generallerin şapkalarındaki hayvan tüylerinin gülünçlük bakımından ötekilerden farkı nedir?
Alıntı
Kesinlikle
Ceza korkusuyla çekinilen kötülükler, ödül ümidiyle yapılan iyilikler, insanın yaradılışındaki çirkin hayvanlığı gidermiş sayılmaz. Güzel ahlak bizde dış etkilerle zorunlu değil, adeta yaradılıştan gelen bir şekilde kökleşerek gelişmeli, meydana hâkim mahkûm kalmamalı, yani artık eğitilmeye muhtaç bir fert görülmemeli, cehalet bütün karanlığıyla ortadan kaldırılmalıdır. Bu ahlaki gelişimi imkânsız saymasak bile buna ulaşmak için daha çok vakit olduğunu görüyoruz. O zamana kadar insanlık pek ıstıraplı devirler, nöbetler geçirecek, daha sayısız kurban verecektir.
Alıntı
Bugün en medeni ve ileri milletlerin yönetimleri altına toplanmış insanlar hâlâ iki kısımdır: hâkim ve mahkûm. İşte kanunlar da bu esasa göre yapılır. Ahlak kitapları da bu maksat gözetilerek yazılır. Ve böyle olması da insan kitlelerinin şimdiki bilgi ve eğitimlerine göre zorunlu gibidir.
Alıntı