İşte insan doğasının kusuru- en parlak yıldızların üzerinde bile lekeler vardır; Miss Scatherd ‘inki gibi gözler ise sadece bu küçücük lekeleri görür ama yerküreyi kaplayan parlaklığa karşı kördür.
Bence hayat kin beslemek ya da yapılan yanlışları düşünüp durmak için çok kısa. Hepimiz, her birimiz hatalarımızın yükünü taşıyoruz; ama ben inanıyorum ki bir gün gelecek , çürüyen bedenlerimizden kurtulduğumuzda bunları da unutacağız; hantal vücutlarımızdan utanç ve günahlarımız akıp gidecek ve geriye sadece ruhumuzun kıvılcımları kalacak-yaratılana ilham olmak için Yaratan’ dan kopup gelen ele geçmez ışık ve tefekkürün özü geldiği yere aynı saflıkla geri dönecek-belki bu öz ebediyetin basamaklarında yükselecek, soluk bir insan ruhundan ışıklı bir meleğe dönüşecek !
Bu adamla benim aramda ortak ne var? Ben hayata taparım, o ölüme. Ben “ Sevmeyi bilmiyorsan şayet , neye yarar güneşin doğması ve batması?” diye sorarım , Hasan adamlarının aşktan ,musikiden , şiirden, şaraptan ,güneşten uzak durmasını şart koşar. Allah’ın yarattığı en güzel şeyleri hor görür ve Yaratan ‘ın adını ağzına almaya cüret eder yine de.