‘’Bana cesur olmamı ve ümidimi kaybetmememi tavsiye ediyorsun; teşekkür ederim. İyi de , hangi cesaret ve ümit beni yarın işe altı delik üstü yamalı olmayan bir ayakkabı, yakasının telası görünmeyen eskimemiş bir ceketle gönderebilecek?’’
Bu büyük öfke beni kötülüklerden arındırmış , umudu içimden boşaltmış gibi , işaretler ve yıldızlarla dolu bu gecenin önünde kendimi ilk kez dünyanın tatlı kayıtsızlığına açıyordum.