nefretin ortasında, içimde, yenilmez bir sevgi olduğunu buldum.gözyaşlarının ortasında, içimde, yenilmez bir gülümseme olduğunu buldum. karmaşanın ortasında, içimde, yenilmez bir sakinlik olduğunu buldum. tüm bunların içinde fark ettim ki kışın ortasında, içimde, yenilmez bir yaz olduğunu buldum. ve bu beni mutlu ediyor. çünkü dünya üstüme ne kadar gelirse gelsin, içimde, onu gerisin geri yollayan daha güçlü, daha iyi bir şey var demektir.
bir insan karşı tavır alabilirsiniz ya da kızıp aşağılayıcı sözlerle onu incitebilirsiniz, hatta fiziksel saldırıda bulunup hastanelik edebilirsiniz, ama onun varlığını yok farz ettiğinizde ona katlanılması en zor duyguyu yaşatırsınız.
...ölümlü varlık edinden geldiği kadar sonsuz, ölümsüz olmaya çalışıyor. bunun için de yapılabilecek tek şey var: doğurmak, eskiyen bir varlığın yerine durmadan bir yenisini koymak.bir canlı yaşıyor, çocukluğundan ihtiyarlığına kadar hep kendi olarak kalıyor deriz, oysaki hep aynı adı taşısa da hiçbir zamana aynı varlık değildir, durmadan saçları, eti, kemiği, kanı, bütün bedeni, bir yandan yenileşir, bir yandan ölür.yalnız beden değil, canda değişir.
...
bütün ölümlü varlıklar, bedeniyle ve her şeyiyle ölümsüzlüğe bu yoldan erişir.bunun bir başka yolu da yoktur.böyle olunca, artık neden bütün canlılar yavruları üstüne bu kadar düşüyor diye şaşırma. bütün o emekler, sevgiler hep ölümsüzlük uğrunadır.