Öncelikle kitaba başladığımızda sonunu nasıl biteceğini tahmin edebiliyoruz ve olayın geçmiş yolculuğuna çıkıyoruz. Kitabi okurken sanki başından beri Santiago Nasar'ın yanındaymış gibi olayları yorumlatıyor. Kitap boyunca Namus Cinayetinin toplum algısında yaşattığı hissiyatı hissedebiliyorsunuz. Santigrat Nasar'ın nasıl öldüreceklerini,ne zaman öldüreceklerini hatta ne ile öldüreceklerini bilen halkın gözleri bağlı,kulakları sağır ve ağızları kapalı bir biçimde ölüm haberini bekler. Cinayeti izlemeye gelen onca insandan biri bile tek kelime etmez. Cinayeti namus temizlenesi olarak bilen ve bununda bir kahramanlık olarak görülmesi ne acı. Cinayet işlenmeden önce herkesin bir yere geçip beklemeye başlaması Santiago Nasar'ın otopsisi yapılırken bile izlemeye gelen insanlar odaya sığmadığı için çıkarılıyor. Kitabi okuduğum süre boyunca "Nasıl" diye düşündüm. Santiago Nasar'ın ölecek bir adamın kalabalık içinden geçerken herkesin suskun olması...
Cinayete nasıl bir göz yumulduğunu muntazam bir biçimde anlatılmış. Herkesin kesinlikle okumasını tavsiye ederim iyi okumalar... Kırmızı Pazartesi
1.İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin
2.Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin
3.Hiçbir hayvan giysi giymiyecek
4.Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak
5.Hiçbir hayvan içki içmeyecek
6.Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek
7.Bütün hayvanlar eşittir.
Yedi emirin maddeleri. Çiftlikte bütün hayvanlar tarafından belirlenen kurallar. Bunlara uymayan domuzlar kendi kendilerine maddeleri değiştirdiler. Kendilerini diğer hayvanlardan üstün görürler. Diğer hayvanları kendi çıkarları için kullanırlar. Kendi aralarında birbirlerine "YOLDAŞ" olarak tanımlarlar. Domuzlar kendi rahatlıklarını düşünerek diğer hayvanları bir köle misali çalıştırırlar. Hayvanlar insanlara çok karşı iken zamanla domuzlar insana dönüşürler giysi giymeye, içki içmeye , yatakta yatmaya vb.gibi durumlar yaşarlar. Çiftlikte yaşayan diğer hayvanlar maddeleri anımsayarak bir terslik olduğunu anlarlar. Ama maddeleri bakınca hatırladıklarından farklı olduğunu görürler. Kendilerince "Biz yanlış hatırlıyoruzdur" diyerek geçiştirirler. Hayvanların başlarında domuzlar olduğu için diğer hayvanlar her dediklerini ikiletmeden yaparlar. Domuzlar kendi çiftliklerini sadece hayvanlar yönettiği için diğer çiftliklerden üstünde görüyorlardı. Ve zamanla çiftlikleri geliştirmek için yel değirmeni planı yapılır ilk önce yapılmayacağı üzerine fikir sürerler. Fikircisi olan hayvana iftira atarak Çiftlikten kaçması sağlarlar. Bu olayın üstü örtülünce domuzlar yel değirmeni yapılması planında bahsederler bunun üzerine diğer hayvanlar yoldaşlarına olan olaydan söz çıkarırlar. Domuzlar ise en başından beri yel değirmeni fikrini domuzların ortaya attığını, her zaman desteklediklerini öne sürerler. Bunun üzerine yine hayvanları kandırırlar hayvanlarda kabul etmek zorunda
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Altın Kitaplar · 2021296,3bin okunma