“Böyle tecrübelerin ardından hep tatsız bir şakayla ,durumumuzun fazla iyi olduğunu söylerdin.Ama bu bir anlamda şaka değil.Senin savaşmak zorunda kaldığın şeyleri,biz senin sayende edindik, ama senin küçük yaştan itibaren sorumlu olduğun dış dünyayla savaşı,biz anca yetişkin yaşımızda çocuk gücümüzle vermek zorunda kaldık.”
“Ama yine de ,yine de babam her zaman babamdı. Bugün kim bunu biliyor ?Çocuklar ne biliyor ?Kimse bunları çekmedi.Bugün hangi çocuk bunu anlar ?Babaların katlandığı dertlerin ve yoklukların üstesinden gelmek insana cesaret ve kuvvet verebilirdi .”
“Dahası açıkça sergilediğin fikrine göre dayağı hak ettiğim , ama senin merhametin sayesinde ucuz kurtulduğum seferler çoğaldıkça,suçluluk hissim de artıyordu her açıdan sana borçlu kalıyordum .”
“Bana bir kez bile gerçekten vurmadığın da doğru. Ama bağırman, yüzünün kıpkırmızı olması , bir acele pantolon askılarını çözmen, o pantolon askılarının iskemlenin sırtında hazır beklemesi, benim için neredeyse daha kötüydü. Sanki birinin idam edilmesi gibi. Gerçekten asılırsa ölür ve her şey biter .Ama asılması için yapılan bütün hazırlıklara tanıklık etmek zorunda kalır ve ilmek yüzünün karşısında sallanırken affedildiğini öğrenirse, bunun ıstırabını hayatı boyunca taşır.”