Elif Neşe Oruç

Elif Neşe Oruç
@elifneseoruc
Makine Mühendisi
Ege Üniversitesi
Bursa
Bursa
5 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Özledim
En çok gözlerini sevdiğimi sanıyordum.. Ta ki o son gecemize kadar. Yanaklarının güzelliğini gördüm, Başka yerde bulamayacağımı anladığım o an. Şimdi en çok onları özlüyorum.. Teninin beyazlığını, pürüzsüz oluşunu.. Yanaklarından öpüşümü… Elif Neşe Oruç
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Gözyaşı..
Kapalı kapının önünde saatlerce yağmur altında bekledi. Sırılsıklam olmuştu. Yağmur damlaları gözyaşlarına karışıyor, yüzünden sessizce akıp gidiyordu. Saat 03.04’te pes etti. Artık gücü tükenmişti. Soğuktan titreyen bedeniyle kapının önüne çaresizce oturdu. Kalbinde yarım kalan sevgisi, boğazında düğümlenen sözleriyle oradan ayrılmaya karar verdi. Artık dönüşü yoktu. Nereye gideceğini bilmiyordu. Issız ve ıslak sokakta, sokak lambalarının ışığıyla parlayan kaldırım boyunca yürümeye başladı. Arabasına bindi. Koltuğa oturur oturmaz hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Direksiyonu yumruklarken birinin camı tıklattığını fark etti. Kafasını kaldırıp onunla göz göze geldiğinde, yanağından hâlâ yaşlar süzülüyordu. Camı açtı. “Neden ağlıyorsun?” Soruyu duyduğu anda sanki zaman durmuş gibiydi… Elif Neşe Oruç
Edebiyat
Mikro
Aslında hiçte abartmıyordu. “Mikro çatlakların birleşerek uçurumlara dönüştüğünü görmüştü gözleri.” Basit bir yalan diye geçiştiremezdi olanları… ENO
1000Kitap
Bir kadeh
Araba sessizce evin önüne çekildi. İçeri girdiğinde saat çoktan gece yarısını geçmişti. Yemek masasına oturdu, sigarasını yaktı. Duman yavaşça yükselirken çamaşırları makineden çıkardı ve sessizce astı. Döndüğünde, sigaranın külleri masada küçük bir ateş yakmıştı. Son bir nefes çekip söndürdü sigarayı. Yavaş adımlarla yatak odasına yürüdü, kıyafetlerini çıkarıp aynaya baktı. Yorgun ve solgun bir yüz, morarmış göz altları… Stresin izleri bedeninde apaçık okunuyordu. Masaya geri döndü. Boş kadehi aldı, şarapla doldurdu. Hafif bir hüzün çalıyor odada, şarkı eski bir yarayı hatırlatıyor. Düşündü: Geçmişi geride bırakmış mıydı? Yeterince yas tutmuş muydu? Yeniliğe hazır mıydı? Kadehini kaldırdı, şarabın acı-tatlı tadını dudaklarında hissetti. Sessizlikte kendi içine baktı, ve anladı: bazen yalnızlık, yanlız kalmak, en iyi dosttur. Elif Neşe Oruç
Edebiyat
1 dakika
1 dakika… Eğer ruhunuz şarkı söylemiyorsa, bu benim sorunum değil. 1 dakika… Kalbinizde dalları yeşermiş bir ağaç yoksa, bu benim sorunum değil. 1 dakika… O ağacın dallarına konup şarkılar söyleyen minik kuşlarınız yoksa, bu benim sorunum değil. Benim kalbimde kocaman bir ağaç var. Dalları yeşermiş, çiçekler açmış, üzerinde minik kuşlar sürekli şarkı söylüyor. Ve benim ruhum… Durmaksızın dans ediyor, çığlık atıyor, dönüyor, uçuyor. Her nefesimde bir melodi, her adımda bir ritim, her düşüncem bir ışık patlaması. Ben buradayım ve yaşam, benim coşkumla yankılanıyor. Elif Neşe Oruç
Edebiyat