hiçbir işi tam yapmaya, hiçbir şeye uzun bir alâka göstermeye kabiliyetim kalmamıştı. dairede başladığım hesaplar yarım, okumak için açtığım kitap yarımdı. etrafımdaki insanlarla karşı vaziyetim de tamamiyle değişmişti. bana söylenen şeyleri dinlerken çabucak yoruluyordum. bunun neticesi olarak tanıdıklarımı birer birer kırmaya ve kendimden kaçırmaya başladım.
zavallı kız! acaba şu dakika arkasında kendini seyreden bir adamın bir gece çocuk gibi hüngür hüngür ağlayarak bir gözyaşı tufanı içinde kendisine hazin bir sükûtla aşk takrir eden adam olduğunu tahattur ediyor muydu?