düşünüyordum. bundan sonra benim için ne saadet var? bütün zevkim, Vuslat'ın bir tebessümünü görmekti. bütün kuvvetimi onun aşkından alıyordum. halbuki beş on dakika sonra bana ihanetini gözlerimle görmek için burda bekliyorum.
hiçbir işi tam yapmaya, hiçbir şeye uzun bir alâka göstermeye kabiliyetim kalmamıştı. dairede başladığım hesaplar yarım, okumak için açtığım kitap yarımdı. etrafımdaki insanlarla karşı vaziyetim de tamamiyle değişmişti. bana söylenen şeyleri dinlerken çabucak yoruluyordum. bunun neticesi olarak tanıdıklarımı birer birer kırmaya ve kendimden kaçırmaya başladım.