Zıpçıktılar

Peyami Safa
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
293
Basım Tarihi:
Eylül 2019
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9786051558301
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·293 syf.··
2019 784. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2019 20:30
Peyami Safa’nın Cingöz Recai serisi dışında yayımlanan bütün kitaplarını okuduğum için bu yeni basılan kitap benim için gerçekten büyük bir mutluluk kaynağı oldu çünkü daha önce hiç okumadığım ve hakkında bilgi sahibi olmadığım bir kitaptı. Diğer kitaplarını lise yıllarından beri kaç kez okudum bilmiyorum. Kitabı elime aldığımda resmen çocuk gibi sevindim. Öncesinde Deli Gönlüm adıyla “kısaltılmış” şekilde basılmış kitabın; yeni harflerle, gerçek adıyla, kısaltılmadan/eksiksiz basılan ilk hali olduğu için çok heyecanlıydım. İlk basımının kapağının kitabın içerisinde yer alması ayrı bir sürpriz oldu. Ötüken Neşriyat’a bizi bu güzel kitaptan ve basıma hazırlanan diğer Peyami Safa kitaplarından mahrum etmediği için çok teşekkür ederim. (Ayrıca mail yoluyla anında cevap vererek beni şaşırttıklarını ve okuyucuya çok saygılı olduklarını da belirtmek istiyorum.) Zıpçıktılar’a gelince... Adını anlamam biraz zaman alsa da (sonlarında kitabın isminin anlamını da açıklıyor) hayal kırıklığına uğramadım. Çok heyecanla başlanan bir kitapta beklentiler karşılanmaz genelde ama benim için öyle olmadı, Peyami Safa’yı gerçekten çok özlemişim. Güzel, sürükleyici bir kitap olduğunu söyleyebilirim ama bir Matmazel Noraliya’nın Koltuğu ya da Yalnızız okumadığımızı da belirtmek isterim. Kitap Cevdet’in sergüzeştlerini yazdığı defterden oluşuyor ve olaylar Cevdet’in ağzından anlatılıyor. Cevdet çapkın ve tek amacı zengin bir kızla evlenmek olan bir karakter. Nezihe’ye talip olmasıyla başlayan olaylar Vuslat karakteriyle gelişiyor. Fatih ile Şişli örneklerinden yazar güzel bir toplum eleştirisi yaparken yine aldatmaları, çarpık ilişkileri, para hırsını, kadın gücünü işlemiş. Vuslat karakteri Canan kitabını anımsattı, Etyemezli Vuslat ise Cumbadan Rumbaya (Karagümrüklü Deli Cemile) kitabını
Edebiyat
ZıpçıktılarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201978 okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2022 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2022 16:53
Selâmlar, Peyami Safa'dan bu ay okuduğum ikinci kitap oldu Zıpçıktılar. Cevdet adlı kadınlara aşık, amacı zengin biriyle evlenmek olan bir çapkının maceralarını konu ediyor kitabımız. Cevdet çapkın olduğu kadar da yalancı, insanları kandırmaktan vicdan azabı duymayan, kendini zengin gösteren bir kişilik. Nezihe adlı Fatih'te yaşayan, cimri bir babaya sahip bir kıza talip oluyor. Kızın babası Mahmut efendi ise cimri ve asabi bir kişilik. Bir de Vuslat adında üvey annemiz mevcut. Bu üç kişilik ailenin içine giriyor yalancı damat. Daha fazla spoi vermeyeyim. Eski kelimeler kullanılmış fakat anlamları mevcut olduğu için anlamak kolaylaşıyor. Eski kelimeleri daha iyi öğrenmek açısından bana fayda sağladı açıkçası. Epey akıcı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yalnızız'dan sonra bunu okumak bana iyi geldi. Herkese keyifli okumalar.
ZıpçıktılarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201978 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.