Server Bedi Külliyatı

Korkuyorum

Peyami Safa
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
303
Basım Tarihi:
Kasım 2020
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9786051559759
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 23:59
Köyde doğup, 15 16 yaşına gelince besleme olarak birkaç ev dolaştıktan sonra, Fazıl'ın evine hizmetçi olarak gelmiştir, Zehra. Evin hanımı tarafından çok değer görmüş, bilhassa kızı konumuna getirilmiş olan kahramanımız, zekası ve heyecanıyla birlikte, şehir hayatını benimsemiş, yavaş yavaş bir hanımefendiye dönüşmüştür. Fazıl'ın eşide ölünce, olaylar döngüsü köşkün yeni hanımı yapmıştır kendisini. Kitap, Zehra'nın "Korkuyorum, Fazıl" cümlesi ile başlar ve olaylarda tam bu noktada gelişir. Eski Türkçe'den fazla kelime var içerisinde fakat sayfanın altında tek tek günümüz Türkçe'sine çevrilmiştir, kelimeler. Ben çok severek okudum...Türk klasiklerinin önemli bir eseri bana göre...
Edebiyat Polisiye Roman
KorkuyorumPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202059 okunma
6/10
·303 syf.··
2021 57. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 01:57
Peyami Safa’nın yazımını, hayal gücünü, anlatış tarzını o kadar çok seviyorum ki romanlarını iki (hatta bazılarını üç) kez okudum. Server Bedi külliyatı yayımlanmaya başlayınca da çok sevindim. Yazarın bu kitapları neden farklı bir isimle yayımladığını da okurken daha iyi anladım. Ne olursa olsun Peyami Safa’ya ait yeni bir roman okumak beni her defasında mutlu etti. Bu kitap da öyle oldu. Köyden gelip bir hanımefendi olan Zehra’nın korkusu üzerine yazılı kitap bir başka yazara ait olsa alenen eleştirilecek çok yönü var ama Peyami Safa olunca susuyorum. Merak öğesinin hakim olduğunu söyleyerek tercih edenlere keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
KorkuyorumPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202059 okunma
Korkuyorum - Peyami Safa
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 23:17
Korkuyorum romanı Peyami Safa'nın "Server Bedi" imzasıyla tefrika halinde yayımlandığı bir eser. Köyden kente göç eden ve beslemelik yapan bir kızcağızın sergüzeştini, hikâyenin ana kahramanlarından Fazıl Bey'in ağzından anlatmış. Bir iki kapıdan sonra Fazıl Bey'in evine besleme olarak gelen Zehra, Fazıl ve hanımı Şaziye'nin sevgi ve merhametine mazhar olur, onların emeğiyle adab-ı muaşeret, giyim, tavır öğrenir ve kendini geliştirir. Daha sonrasında Şaziye'nin ölümü, Zehra'nın Fazıl'a eş olması derken esas olay örgüsü başlar. Müthiş bir aşk çıkmazı olarak okuduğum bu romanda şunu ifade etmeliyim ki üstad her romanında olduğu gibi Korkuyorum kitabında da beni defalarca şaşırttı. Olayların işlenişi ve birbirine bağlanması muhteşem olmakla beraber yazarın başka ihtimallere pencereler aralaması okuru sürekli olasılık hesapları yapmaya itiyor ve romanın akıcılığını sağlayan merak duygusu bir an bile sönmüyor. Bununla beraber karakterlerin hem fiziki hem psikolojik hem de insani olarak tasvirleri o kadar güzel ki hikâyenin gözlerinizin önünde oluyormuş hissi vermemesi kabil değil. Fazıl karakteri bize olaylara gayet mantıklı ve makul bakmanın hem faydalarını hem eksiklerini öğretirken Zehra karakteriyle de -roman boyunca sinirleri hoplatsa da- fedakârlığın ne olduğunu anlatıyor. Peyami Safa'nın bu kitabından alınabilecek en önemli ders ise ön yargılardan ve vehimlerden ne derece muhafaza olunmamız gerektiği. Siz siz olun bu kitabı okurken asla peşin hükümlü olmayın zira üstad gayet mahir bir biçimde sizi defaatle ters köşeye getirecek.
Edebiyat
KorkuyorumPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202059 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2022 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 20:25
Kitabı beğendim kitap anlamlı sizin kendinizin okumasını tavsiye ederim :) Kısaca özeti: Zehra Sivrihisar'ın bir köyünde doğmuş ve oradan şehre birkaç ev dolaşıp "Besleme" hayatı sürmüş, daha sonra da Fazıl'ın evine hizmetçi olarak gelmiştir. Fazıl'ın ilk eşi Şaziye tarafından kızı gibi sevilen Zehra, köylü bir kiz figüründen adım adım bir hanımefendiye dönüşmeyi başarır. Evin hanımı Şaziye'nin ölümünden sonra da Fazil ile evlenerek bu başarısını taçlandırır. Bunnla birlikte Zehra'nın aldatma dedikoduları, vehimler ve sürpriz bağlantılara ilerleyen hikayesinde huzurlu bir ev hayatı olmayacaktır.
Roman
KorkuyorumPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202059 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2023 26. kitabı
Peyami Safa, annesinin adı Server Bedia’dan uydurduğu Server Bedi müstearıyla (takma adıyla) bir çok kitap kaleme almıştır. Genellikle edebi değeri yüksek olmayan bu romanların arasında da Selma ve Gölgesi gibi iyi romanlar çıkmıştır kesinlikle ama genellikle para kazanmak için yazmıştır bu romanları. Korkuyorum romanı da bu tarz da bir eseridir. İlk defa 6 Ekim 1937 ila 25 Aralık 1937 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesinde tefrika edilmiştir. Zehra, Sivrihisar’ın bir köyünde doğmuş ve oradan şehre birkaç ev dolaşıp “besleme” hayatı sürmüş, daha sonra da Fazıl’ın evine hizmetçi olarak gelmiştir. Fazıl’ın ilk eşi Şaziye tarafından kızı gibi sevilen Zehra, köylü bir kız figüründen adım adım bir hanımefendiye dönüşmeyi başarır. Evin hanımı Şaziye’nin ölümünden sonra da Fazıl ile evlenerek bu başarısını taçlandırır. Bununla birlikte Zehra’nın aldatma dedikoduları, vehimler ve sürpriz bağlantılarla ilerleyen hikâyesinde huzurlu bir ev hayatı olmayacaktır. Korkuyorum eseri de, diğer eserlerinde olduğu gibi son satırlara kadar hissettirdiği heyecanları Zehra, Sivrihisar’ın bir köyünde doğmuş ve oradan şehre birkaç ev dolaşıp “besleme” hayatı sürmüş, daha sonra da Fazıl’ın evine hizmetçi olarak gelmiştir. Fazıl’ın ilk eşi Şaziye tarafından kızı gibi sevilen Zehra, köylü bir kız figüründen adım adım bir hanımefendiye dönüşmeyi başarır. Evin hanımı Şaziye’nin ölümünden sonra da Fazıl ile evlenerek bu başarısını taçlandırır. Bununla birlikte Zehra’nın aldatma dedikoduları, vehimler ve sürpriz bağlantılarla ilerleyen hikâyesinde huzurlu bir ev hayatı olmayacaktır.
KorkuyorumPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202059 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.