Ah! Bir de insanlardan daha çok severim kedileri. Onların tatlı imparatorluklarında yaşadıktan sonra, insanların 'devlet' anlayışını kim sevebilirdi sahi?
Güneş doğuyor her gün ve ben hâlâ karanlıktayım
İçim acıyor, neden bilmiyorum, sevmeyi sevemiyorum
Seni seviyorum, nefret ediyorum, uzaklaşamıyorum
Sevmek ne zor işmiş, ben hiç beceremiyorum
Zambaklar soldu zamanla, açmaz bir daha
Zaman tak tik atsa bile dönmüyor geçmişe bir daha
Geçmeyen bir geçmişte takılı kalan ben, veya sen
Geçerken zaman, zaman zaman küsmüşüz geçmişe
Gelecekle barışamadık belki de, tam da bu yüzden
"Satranç hayat gibidir David. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yaptığını kestirebilmek."