Abby, “Sen Carol’la nasıl tanıştın?” diye sordu.
“Carol anlatmadı mı sana?”
“Sadece sen Frankenberg Mağazası’nda çalışırken tanıştığınızı söyledi.”
Therese, Abby’e karşı önleyemediği bir öfkeyle içerlediğini hissederek, “İşte öyle tanıştık,” dedi.
Abby’nin o karşılaşmanın ayrıntılı bir tanımını beklediğini biliyordu, ama bunu ne Abby’ye anlatacaktı ne de başka hiç kimseye. O tanışma sadece kendisine aitti.
Carol, “Hoşça kal,” dedi ve bir taraftan mantosunu giyerken bir yandan da Therese’in beline sarıldı. Bu sadece bir an sürdü, Carol’ın onun beline sarılması şaşırtıcı ve kaygı veren bir hareketti, bir rahatlama mıydı ya da son mu yoksa başlangıç mıydı?
Animistler insanlarla diğer varlıklar arasında sınır olmadığına inanır. Onlara göre bu varlıkların hepsi konuşma, şarkı söyleme, dans ve tören aracılığıyla iletişim kurabilir.
Animizm (Latince ruh anlamına gelen “anima”dan) temel olarak her yerin, her hayvanın, her bitkinin ve her doğa olayının farkındalığı ve hisleri olduğuna ve insanlarla doğrudan iletişim kurabildiği fikrine dayanır.