Elif

Anti-kahraman Murphy
10/10
·192 syf.··
2022 99. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2022 10:09
Neymiş bu Murphy? Hadi tanıtalım seve seve. Murphy, bir anti kahraman. Gerçi Beckett'ın tüm karakterlerinde bu "anti-kahraman" mevzusunu görmek mümkün. Başlangıçta Murphy'nin normal bir insan olduğunu belirtse de yazar sonrasında ters köşe yapıyor okuruna. Okura çizilen ilk Murphy portresi, onun belli bir eğitimden geçmiş, sevgilisi olan, İrlanda'lı gayet sıradan bir kahraman olduğu. Ama sonrasında bir de bakıyoruz ki Murphy, bir işte çalışmayan, çalışmak dahi istemeyen, hayattaki tek mutluluğu sallanan koltuğuna kendini çırılçıplak bir şekilde bağlayıp, sonsuz bir devinim içerisinde ileri geri sallanarak kendi iç dünyasında yaşamak isteyen bir kahramana dönüşüyor. Murphy sürekli dış dünyadan kendi iç dünyasına bir kaçış içerisinde. Bu kaçış serüveninde yolu bir akıl hastanesine düşen Murphy ve onun akıl hastaları ile birlikte yaşadığı deneyimler, o hastalara imrenmesi, onlardan olmak istemesi ama hastalar tarafından da dışlanması... Dış dünyayla (toplum olabilir, yakın çevremiz olabilir) son bir iletişim için çırpınması ve ötelenerek bir nevi dış dünya tarafından iç dünyaya itilmesi. Tanıdık geldi mi? Okurken kendinizden çokça izler bulacağınız bu kitabı büyük bir içtenlikle tavsiye ederim. Murphy' yi okumak, anlamlandırmak size çokça şey katacaktır. Eski bir tanıdıkla karşılaşmışsınızcasına. Sonuçta hepimizin bir sallanan sandalyesi yok mu zihninde, ya kendi kendimizi bağladığımız ya da zorla bağlandığımız ve sonsuz bir devinim içinde gidip geldiğimiz?
Edebiyat
MurphySamuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2015675 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir gün her okurun yolunun düşeceği o yazar.. Beckett ve Üçlemesi'
Puan vermedi
1969 yılının Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Samuel Beckett'tan modern edebiyat için bir dönüm noktası olan "Üçleme" Molloy, Malone Ölüyor ve Adlandırılamayan Eğer Godot'yu Beklerken'i okuduysanız Vladimir ve Estragon'un diyalogları arasındaki belirsizliği çok net bir biçimde fark edersiniz. Sürekli Godot'yu beklerler. Lakin bu Godot kimdir, nedir, neden onu bekleyip dururlar belirsizdir işte... Beckett'ın Üçleme'sinde de büyük oranda belirsizlik hakim. Zaten bu belirsizlik yazarı yüceltiyor benim nezdimde. Beckett'ın sıradan roman karakterleri veya sıradan konularla işi olmaz. Üçleme'deki karakterlerin tamamı bir nebze sakattır. Üstelik sadece bedenen değil, zihnen ve ruhen de. Böylece yarattığı karakterler üzerinden kalemini konuşturan Beckett okura güllük gülistanlık şeylerden bahsetmez. O sakat karakterlerle nasıl bahsedebilir ki? Yani ortama kasvet ve müthiş bir rahatsız edicilik hakimdir ve bu rahatsız edicilik adeta satır satır okurun zihnine işler. Molloy sakattır lakin bacakları vardır ve bisikleti de. Bir amaç uğruna devinip duran Molloy'un amacı nedir pek anlaşılmaz. Yalnızca ölmüş annesiyle ilgili olduğu sezdirilir o kadar. İlerleyen sayfalarda Molloy'un Moran karakterine dönüşümüne tanık oluruz. Moran olarak Molloy'un bu değişimi pek de göze batmaz yalnız. Malone Ölüyor'da Molloy'un bir üst boyutudur. Beckett burada daha ileri gider lakin Malone Molloy'dan ziyade tamamen yatağa bağlıdır ve ölmeyi bekler. Beklerken de içine düşmüş olduğu boşluğu doldurmak adına bir takım hikayeler kaleme aldığı görülür. Zamana yenik düşmemek adına. Adlandırılamayan'da ise anlatıcı pek de insani bir belirti göstermez aslında. Düpedüz "Adlandırılamayan"dır o ve konuşur durur işte. Konuşur durur. Kendi kendine konuşur, dinleyeni yoktur. İşte bu yüzden susturulamaz ve bitmez. Yani
Edebiyat
ÜçlemeSamuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2011187 okunma
Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluşuna Dair
9/10
·80 syf.··
2021 50. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 15:42
Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşu ile ilgili bugüne kadar öğrenmiş olduğumuz ve hala daha öğrenmekte olduğumuz "genel tarih algısını" yıkabilecek bir kitap bana göre. Tarihçi yazar Paul Wittek bu kitabında Osmanlı İmparatorluğu'nun bir aşiret olan Kayılardan mı doğduğunu yoksa o dönemde Küçük Asya'da "uç bölgelerde" gelişen "gaziler" hareketinden mi meydana geldiğini kendi savlarıyla açıklamış. İmparatorluğun oluşum sürecinde Anadolu'daki bulunan diğer Beylikler arasından Osman Beyin Beyliğinin nasıl sivrildiğine de değinmiş. Günümüzün klasik tarih algısı olan: "Osmanlı İmparatorluğu Oğuzların Kayı Boyuna dayanmaktadır" tezini çürütebilecek nitelikte bir eser. Meraklısına duyurulur.
Tarih
Osmanlı İmparatorluğu’nun DoğuşuPaul Wittek · Pencere Yayınları · 201760 okunma