📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sadece doğruları söyleyeceğim."
"Zaten doğrulardan başka hiçbir şey beni alt edemez. Doğrudan daha sert ne olabilir ki?" Yüzünde hastalıklı, alaycı bir tebessüm belirdi.
Beklentilerimin bu kadar ötesine geçeceğini tahmin etmediğim bir kitaptı. Basit bir romcom beklerken, böylesi derin konulara sürüklenmeyi beklemiyordum, bulduğumdan memnunum. Ciddi travmalar işlenirken; bizi üniversite yıllarımıza götürerek genç yetişkinler dünyasında özlediğimiz o keyifli yolculuğa çıkarıyor. Çeviriyle alakalı ise birkaç sorun görmezden gelinebilir.
Öncelikle iki karaktere de bayıldığımı söylemek isterim. Diğer romcom türündeki hikâyelerde biri hikâyeyi taşır ki bana göre bu hikâyeler çerezdir. Ancak bu hikâyede Hannah sadece sağlam kız veya Garret serseri oğlan değil. Bu hikâye, onları gerçek hisleri ve problemleri olan, gerçek iç çatışmalar yaşayan bireyler olarak sunmuş. Travmalarıyla başa çıkmaya çalışırken bir üniversite öğrencisinden de bekleneceği gibi kendilerini keşfediyorlar.
Ben özellikle Garret'ın, Hannah'nın travmasına verdiği tepkileri okurken insanlık dersi alıyormuş gibi hissettim. İkisinin de çok ciddi travmaları var ve birbirlerine bu konulardaki yaklaşımları o kadar insani, saf ve olması gerektiği gibi ki "iyi insanlar hâlâ bir yerlerde varlar" diye düşündüm. Ayrıca arkadaş çevreleri de hikâyenin gerçekçiliğine çok iyi dokunmuş diye düşünüyorum. Hikâyenin biraz uzun olduğunu düşündüğüm anlarda bile hiçbir sayfanın boşa olduğunu düşünmedim.
...
...
...
...
...
Spoiler*
...
...
...
...
...
Söylemeden edemeyeceğim; Garret, Hannah'nın ondan neden ayrıldığını dinledikten sonra gülerek tepki verdiğinde, işte en çok o anda ilişkilerini kıskandığımı fark ettim. Aşkta eşitlerdi ve biri anlatmadan diğeri anlıyordu. Ayrıca o ana kadar okurken Garret hakkında düşündüğüm her şeyde de haklıydım. 259. sayfada Hannah'nın da dediği gibi, "Oldukça iyi bir adamsın sen Garret."
He bir de Hannah ve Garret ilk kez öpüşürken Dean onları bastığında
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,216 okunma
Benim gibi romcom seven ama ucuz versiyonları bayık bulanlar için ilaç gibi gelen bir romanla daha beraberiz.
Öncelikle kitabın başları, fazlasıyla gereksiz bulduğum gevezelikteki cümlelerle başlıyor -ki bir yere bağlanan gevezeliklerden rahatsız olmam-. Ne yalan söyleyeyim, bu hep böyle mi gidecek diye bir iki bölüm telaşlandım ancak sonraki bölümler oturaklılığı artıyor, pes etmeyin.
Karakterlere gelecek olursak, iki karakteri de bir noktadan sonra sevsem de kitabın ortalarında bir yerde "Allah da sizin belanızı versin, bu ne toksiklik" seviyesindeydim.
Kitabın konusu; gerçekçi bir tutumla, romantik ilişkilerde düşüncesizce ve bencilce bir şekilde bireyselliğini ön planda tutanların, kendilerini ve ilişkilerini mahvetmeleri. Kitap benim de insan ilişkilerinde sıklıkla yaptığım bir hata olan "beni üzersen seni daha fena üzerim" cümlelerine vurgu yapıyor, hatta Naomi tam da böyle bir karakter bu yüzden bağ kurarken zorlanmadım.
İki aklı başında ve birbirini seven insanın, hem en çirkin hem de en güzel hallerine tanıklık ediyoruz. Eminim bir sürü insan birbirlerine aynı bu kitaptaki gibi yazık etmiş ve onlar kadar şanslı olmayı başaramamıştır. Zaten iyi hikâyeleri de anlatmaya değer kılan şey budur. Herkesin bir Nicholas'ı bir Naomi'si olamıyor ya da "herkes buna değmiyor".
Toparlayacak olursam kitap, çerez niyetine yediğim romcom'lardan çok daha derin. Benim gibi 25lerinde, "yetişkinlik" ve "romantik ilişkiler" müesseselerinde acemiler için keyifli ve tatmin edici.