Elixlibris

Elixlibris
@elixlibris

Elixlibris

, bir kitap okudu
7/10
·158 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 12:27
·
2026 10. kitabı
Perhat Tursun
6.8/10 · 68 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·440 syf.··
2026 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 12:23
Aykırı ve tartışmalı yazar Salman Rushdie’nin 2008 yılında yayınlanan romanı Floransa Büyücüsü, benim de yazardan okuduğum ikinci roman. Hem Fetihpur Sikri’de hem de Floransa’da geçmesi, gezmiş olduğum yerlerden bahsetmesi ilgimi canlı tuttu. Anlatımına bir şey diyemem yazarın. Ama yine önyargılarından kurtulamamış gibi görünüyor. Hindistan’ın en büyük hükümdarlarından Ekber Şah’ı, Hindistan Müslümanlarını, İslam’ı ve Osmanlı Devleti’ni anlatırken yine dayanamamış; Batı gözüyle kendini kabul ettirmeye yönelik önyargılarla kaleme almış hikayeyi. Bu romanı yazmadan önce iki yıl araştırma yaptığını söylemiş yazar, tüm kaynaklarını da belirtmemiş; belli ki kaynakları pek sağlam değil. Doğu’yu tamamen Batı’nın hayal ettiği gibi yazmış; şahlar, padişahlar, saraylar, haremler, bolca kadın, kanlı savaşlar… Bazı yorumlarda gördüğüm gibi ben de cinsiyetçi bir yaklaşım içerdiğini düşünüyorum; kadınlar ya ezik sözü geçmeyen insanlar, ya hayat kadınları ya da çekilmez mahluklar. Bu konuda Doğu-Batı ayrımı yapmamış, Hindistan’dan İtalya’ya durum böyle. Büyülü gerçekçilik ön planda kitapta, ki anlatımı güzelleştiren de o olmuş büyük ölçüde bence.
Floransa BüyücüsüSalman Rushdie · Can Yayınları · 2024766 okunma
2/10
·264 syf.··
2026 5. kitabı
Bu kadar yüksek puan aldığına inanamadım bu kitabın. Bitirmekte çok zorlandım. Fikirden ziyade işleniş olarak değişik bir romandı. İstismara uğramış gençlerin zorluklarla mücadele ederek, genelde de bir yol göstericinin yardımıyla yaşadığı içsel dönüşüm konusunu daha önce pek çok romanda okuduk, filmde izledik. Belki olayın geçtiği yerin Avustralya olması konuya biraz farklılık katıyor bu romanda. Kitabın başını mantığa oturtmakta zorlandım ben. Yani çocuk babasını ölü buluyor, ee? Babasının yıllarca onu dövmüş olması ortada elle tutulur hiçbir delil yokken herkesin onu katil sanması için yeterli bir sebep gibi gelmedi bana. Bu sebeple alelacele yollara düşmesine anlam veremedim. Tamam, kurgu için bir ön sahne olmuş ama dediğim gibi zayıf kaldı benim için. O yüzden sonrasını da bu çocuğun burada ne işi var durduk yerde, diyerek okudum ister istemez. Yer yer akıcı olsa da çoğunlukla beni sıkan bir romandı. Bir de dili beni rahatsız etti. Anlıyorum, o çocuk argo kullanıyor, düzgün konuşacak ortamda da yetişmemiş; yine de fazla argo geldi bana konuşmaları. Daha doğrusu lakayt diyeyim. Ve de Çavdar Tarlasında Çocuklar'a fazlaca öykünülmüş hissiyatı uyandırdı. Jaxie'nin kendiyle konuşmaları, hesaplaşmaları, güvensizliği, romanın uslubu bana o havayı verdi. Belki de yazar hiç esinlenmemiştir o kitaptan -ki oldukça şüpheliyim- ama bana bunu hissettirdi. Sahneler hızlı hızlı geçilmiş, o kadar hızlı ki her şey havada kalıyor. Tim Winton bana göre değilmiş.
Çoban KulübesiTim Winton · Holden Kitap · 202597 okunma

Elixlibris

, bir kitap okudu
2/10
·264 syf.··
2026 5. kitabı
Tim Winton
7.2/10 · 97 okunma