Çok güzel bir Zweig kitabı daha okumuş bulunmaktayım. Bir yazar düşünün ki 52 sayfaya birçok duyguyu sığdırsın... Kalemi o kadar kuvvetli ki kahramanın yaşadığı o derin duyguyu siz de içinizde hissediyorsunuz. Salomonsohn, karısı ve kızı tarafından nasıl dışlandığını ve yalnız kaldığını bizlere anlatıyor. Baba bu yalnızlık, ihanete uğramış duygusuyla ölüme sürüklenir ve kalbi gerçekten de çökmeye başlıyor. Anne ve kız gerçekten umursamaz ve havai takılan insanlar ki siz de şaşırıyorsunuz bu duruma. Oysaki baba, tüm hayatını çalışarak ve onları memnun etmeye uğraşarak geçirmiştir. Ama nafile, kıymet bilen yok. Ailesinin refah içinde bir yaşam sürdürmesini sağlayan adama cahil gibi yakıştırmalar yapılıyor ve üstelik küçük görülüp ondan utanılıyor. Gelin görün ki bu duruma adamın ne ruhu ne de bedeni dayanıyor bu duruma. Ve sonunda da kırık bir kalple sonsuzluğa yürüyor Salomonsohn.
Kitabı okurken gerçekten babaya o kadar üzüldüm ki... İçinde fırtınalar koparken o sessiz kalmış ve göz göre göre kalbinin durmasını beklemiştir. Böyle insanlar gerçek hayatta da yok değil. Çevremizde de böyle karakterlere sahip insanları
-maalesef ki- görmek mümkün. Dakikalar içerisinde bitirebileceğiniz güzel fakat bir o kadar iç burkan hikâyeye tanık olabilirsiniz.
Keyifli okumalar diliyorum.