Puan vermedi
"Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder..." İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gàfil! Bütün mâzi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan birşey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, "Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir; tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir" de, hakikate yanaş. Yirmi Beşinci Pencere Nasıl ki, madrub, elbette dâribe delâlet eder; san’atlı bir eser, san’atkârı icâb eder; veled, vâlidi iktizâ eder; tahtiyet, fevkıyeti istilzam eder, ve hâkezâ. Bütün umûr-u izâfiye tâbir ettikleri, biribirsiz olmayan evsâf-ı nisbiye misillü, şu kâinatın cüz’iyâtında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi, vücûbu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infiâl, bir fiili gösterir. Ve umumunda görünen mahlûkıyet, hàlıkıyeti gösterir. Ve umumunda görünen kesret ve terkib, vahdeti istilzam eder. Ve vücûb ve fiil ve hàlıkıyet ve vahdet, bilbedâhe ve bizzarure, mümkin, münfail, kesîr, mürekkeb, mahlûk olmayan, Vâcib ve Fâil, Vâhid ve Hàlık olan mevsuflarını ister. Öyle ise, bilbedâhe, bütün kâinattaki bütün imkânlar, bütün infiâller, bütün mahlûkıyetler, bütün kesret ve terkibler, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Fa’âlü’n-Limâ Yürîd, Hàlık-ı Küll-i Şeye, Vâhid-i Ehade şehâdet eder. Elhâsıl: Nasıl imkândan vücûb görünüyor; infiâlden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delâlet eder. Öyle de, mevcudât üstünde görünen mahlûkıyet ve merzûkıyet gibi sıfatlar dahi sâniiyet, rezzâkıyet gibi şe’nlerin vücudlarına katî delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve bir Rezzâk Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcud,
Alıntı
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,9bin okunma
4/10
·104 syf.··
2026 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 23:26
Hikâye, kadının kendisinden yaşça oldukça büyük olan kocası Alberto’yu alnının ortasından vurduğunu söylemesiyle başlıyor. Alberto, aşk evliliği yapmadığı bu kadınla bir hayat kurmaya çalışsa da, aralarındaki bağ hiçbir zaman gerçek bir sevgiye dönüşmüyor. Bir çocukları olmasına rağmen karısını sevmiyor, hatta onu aldatıyor. Daha da sarsıcı olan ise, aldatıldığının farkında olan kadına büyük bir narsistlikle artık birlikte olmayacaklarını açıklaması; üstelik dürüst davranmadığı için üzgün olduğunu söyleyerek. Kadın cephesinde ise durum pek net değil. Onun da Alberto’yu gerçekten sevip sevmediğinden emin olmadığı açık. Zaten evlilik kararının ne kadar aceleci ve temelsiz olduğu da burada ortaya çıkıyor. Bu noktayı anlamakta zorlandım. Yine de aldatılma gerçeğinin hiçbir şekilde bir bahanesi olamayacağını düşünüyorum. Tüm hikâye boyunca Alberto’ya ciddi bir öfke duydum. Yazar, kadının yaşadığı bu süreçte sessizliğin nasıl bir kurşunla çığlığa dönüştüğünü etkileyici bir biçimde anlatıyor. Kitap oldukça akıcı; sade, okuru yormayan bir dili var. Ancak beni derinden sarsan ya da çok etkileyen bir okuma olmadı. Yine de Natalia Ginzburg’a bir şans daha verilebileceğini düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,688 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." Mevki sahibi olduğunda yürüyüşü değişen, böbürlenenleri Allah sevmez. Dünya, bütün insanlar seni seviyor, Allah seni sevmiyor ya da bütün dünya sana karşı ama Rabbin seni seviyor. Bu ikisi arasındaki ayrım çok önemlidir. Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. Zulüm nedir? Zulüm; adaletsizce davranmak, bir şeyi hakkından mahrum etmek, vazifeyi ehil olmayana vermektir. Yani Allah’a ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür. Lokman (as), oğluna Allah’ı tanıtmaya çalışarak şöyle buyuruyor: “Oğulcuğum, yapılan iyi veya kötü bir iş, hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah latiftir, her şeyden haberdardır.” Bu bilgi ve iman insan hayatını düzene sokar. İç ve dış dünyasını tanzim ettirir. "Bedir Savaşı'nda Allah'a yemin olsun ki ecir ve sevap ümidiyle savaşan ve arkasına dönmeden ilerlerken şehit düşen herkes cennetliktir." ​Her ne olursa olsun umudunuzu kaybetmediyseniz, umut ışığınız hâlâ yüreğinizin içinde yanıyorsa, yeryüzündeki diğer bütün mumlar sönse bile, o yaktığınız tek umut ışığıyla bütün hepsini tekrar alevlendirirsiniz. Bir gencin bu kadar heyecansız, azimsiz olması, cesaretini, ideallerini kaybetmesi ancak yüreksizlikle ifade edilebilir. Riski göze alma cesaretini gösteremeyenlerin risk olmadan rızık olmayacağını bilmeleri gerekir. Umudunuzu, heyecanınızı, coşkunuzu kaybettiğinizde artık sizin işiniz bitmiştir. Siz gönlünüzdeki umut fenerini söndürmezseniz, belki bugün değil ama yarın mutlaka yolunuz aydınlanacaktır. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol. ​Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Benzi sarı, zayıf
Geleceğe GülümseSıtkı Aslanhan · Çınaraltı Yayınları · 2016469 okunma
10/10
·560 syf.·
2026 2. kitabı
54 Farz Şerhi’ni okurken kalbimde derin bir fark ediş oluştu. Günlük hayatın içinde sıradan sandığım pek çok hâlin, aslında ne kadar ince ölçülerle kuşatıldığını gördüm. Bildiğimi zannettiğim bilgilerin dahi tekrar edilmeden kök salmadığını, ilmin ancak tefekkürle ve hatırlamayla diri kaldığını hissettim. Bu eser bana hem kendimi muhasebe etmeyi hem de kulluğun ne kadar hassas bir denge üzerine kurulu olduğunu yeniden öğretti.
Elli Dört Farz ŞerhiAhmed Kemaleddin Üstün · Bedir Yayınevi · 012 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 4. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 15:04
Kitap, Farzların sadece yapılması gereken ibadetler olmadığını; bireyin manevi, ahlaki ve sosyal hayatını nasıl etkilediğini de ele almış, Hem İslamî kaynaklara dayanarak Hem de hayatla ilişkendirerek okuyana sunulmuş, Yine farzlar ilgili ayet ve hadisler ile açıklanmış, Günlük yaşama yansımaları aktarılmış, Yapılan şerhlerle fıkhi, itikadi, ahlaki mesele ve hükümler yazılarak, bir nevi din ve ahlak ansiklopedisi haline getirilmiş, Ve en önemlisi Farzların sadece kural değil, aynı zamanda hayat boyunca birer davranış biçimi olduğunu gösterme açısından aktarımların ve alıntıların yapıldığı değerli bir eserdi. Ebedi saadetimiz için her Müslümanın okuması gerekli olan bir eser kesinlikle tavsiye ediyorum. (Kitabı liste biçiminde bir içeriğe sahip daha çok ezberlenesi bilgilere dayanan bir eser olarak düşünüp o yönde bir beklentiye girmeyin derim)
Elli Dört Farz ŞerhiAhmed Kemaleddin Üstün · Bedir Yayınevi · 012 okunma
Güneş bulutlar arasinda kalsa da ışığını asla kaybetmez
8/10
·352 syf.··
2025 105. kitabı
Jax ve Kennedynin duygusal olarak yipranmis hayat tarafından eski tabirle hilkat garibesine döndüğü o berbat hallerinden bu hallere geldiğimiz bir roman olmuş küçük daisy ve cone onlarda binlerce kötü yara bırakmıştı ama ikisi bir araya geldiklerinde birbirleri için birer ışık olmuşlardı açıkçası bu hikayede üzücü kırıcı şeyler çok fazlaydı kayıp sonrası yaşanan duygusal acıları iki farklı kisilikte görmek bazı yerleri beni sıksa da keyif verici bir kitapti.
Güney FırtınalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025853 okunma