Merhabaa!! Bu kitap ile ilgili o kadar şey düşünüyorum, o kadar heyecanlıyım ki direkt konuya gireceğim. Öncelikle, çok akıyor. Ama yani o kadar akıyor ki bitirmem 1 günü bulmadı, sınav haftam olmasına rağmen. Gece yarısına kadar okudum ve gece kahkahalardan gözyaşlarına kadar o kadar şey yaşadım ki anlatamam. Karakterlere o kadar bağlandım ki Dolunay bir pot kırdığında CİDDİ ANLAMDA kalbim sıkıştı, ne oluyor sakin falan dedim kendime. Kesinlikle EN güzel kitabı serinin, tartışmasız. Çiçek ve adını unuttuğum Dolunay'la evlenecek çocuğun hikayesini okumak için SABIRSIZLANIYORUMM!! Çünkü ikisi de gizemli ve garip karakterlerdi ve ne olacağını merak ediyorum. Tek eleştirim, ki bu da eleştiri sayılır mı bilmem ama Dolunay kaçtıktan sonra ne olacağını bir iki bölüm daha okumak isterdim. Gerçi büyük ihtimalle Çiçek'in hikayesinde ona yer verirler 1 2 bölüm. Doğukan'ı aşırı sevdim, aşırı. Sevmediğim karakter yok denebilir. Kitabın başında ıy gıcık karakter dediklerime bile ayrı aşık oldum. Ayrıca şu ana kadar en çok güldüğüm kitaplardandı. Özellikle Dolunay'ın paspas ve metro sahnesi.. Ah, neyse, sahneleri anlatmaya başlarsam bitiremem. Kısacası, pek kısa olmadı ama, OKUYUN!