Sıla

gölün altında seviştik. Dünyanın tüm dilleriyle seviştik; mavi, kızgın, hain, acıtarak, tu­tunarak, kırılarak, ıslak, sıcak, ayarsız, yalancı, küsküüüün...; tenimizi kanatan anıları yalayarak seviştik. Hiç konuşmayacak mısın?
Kitap Alıntısı
Reklam
Sanırım, yooo yoo eminim, ben kendi yankısıyla kendi tanrısını kaybetmiş bir meleğim. Acılar bir beden fazla; geliyor kanatlanma. Ve bir beden küçük geliyor kedere..
Kitap Alıntısı
Diyorum ki, yazık bu renklere. Yazık bu melodilere, çiçeklere, kitaplara, kokulara... En çok da duygulara yazık. Hak etmeyen insanlara sunulan her şeye yazık. Dünya biliyor olsaydı eğer bu denli insanlara ev sahipliği yaptığını bence o da saklardı çiçeklerini, renklerini, seslerini... Acı işte, öyle ağızda kötü tat bırakan türden bir acı; senin başkasını görünce çevrilen kafana nazaran başkasının kolayca hiçe sayması bir şeyleri. Hak edilmeyeni yaşamanın acısı.
Selim'in içgüdüleri iyi gelişmemişti. Çıkarını pek bilmezdi. Oysa... çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaklardır. Her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? Neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? Neden, korkuyu göğsünden çekip almadın? Neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin?
Sayfa 199·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam