Sıla

Estragon: Bu akşam olduğundan emin misin? Vladimir: Neyin? Estragon: Bekleyeceğimiz zamanın. Vladimir: Cumartesi demişti. [ Bir an .] Galiba. Estragon: Galiba ha.. Vladimir: Bir yerlere yazmış olmalıyım. [ Çeşit çeşit çerçöp dolu ceplerini boşaltır .] Estragon: [ sinsi sinsi. ] Ama hangi Cumartesi? Hem bugün cumartesi mi? Pazar olmasın sakın? [ Bir an. ] Ya da Pazartesi? [ Bir an .] Ya da Cuma?
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vladimir: Bazen sonum geliyor sanıyorum. İşte o zaman bir hoş oluyorum. [ Şapkasını çıkarır, içine dikkatle bakar, elini içinde gezdirir, sallar yeniden başına geçirir ] Nasıl desem? Rahatlıyorum aynı anda da... [ uygun sözcüğü arar ] ... korkuyorum, [üstüne basarak ]. KOR-KU-YO-RUM.
1000Kitap
Vladimir: Yine buradasın demek. Estragon: Öyle mi?
Felsefe
Son olarak, nezih okuru ve izleyiciyi rahatsız edecek bazı terimler kullandım metinde, bunları özellikle tercih ettiğimi belirteyim.
Önsöz·Kitabı okudu
Edebiyat
Bilen var mı, oyunu Fransa'da Roger Blin'den sonra ilk kez, 1954'te Muhsin Ertuğrul sergilemiş ülkemizde. Bunun ne büyük bir övünç olduğu birazcık anlaşılsın, Türk okuru da kolaycılık tuzağına düşmesin diye bu gevezelikler, bağışlansın.
Sayfa 9·Kitabı okudu
1000k