Gecenin karanlığını içtiğinde güneş ve mehtabıyla binbir bahis açtırırken sevgililere ay, anlamından soyutlanmış bihaber, ruhunun çeperinden bertaraf edilmiştir. Halbuki kuşatıp işgal edilecek bir küçük mavi adadır bir lahzadan daha sonsuz olan.
Savunmasız kalmak istemektedir insan. Karşısında kendinden güçlü biri olmalıdır. Başkalarından beslenen zihin kuraktır. Aynı zamanda içi karanlıklara gömülüyken, hissedeceği, kendisini onaracak stokta hiçbir duygu kalmamışken iştahı kesilir yaşam damarınızın. Bu yüzden teskin olmaya mecbur kalmalısınız.
Sen bu dünyanın sırlarına eremezsin,
Erenlerin dilini de söktüremezsin!
İyisi mi, al şarabı, cennet et bu dünyayı:
Öbür cennete ya girer, ya giremezsin!
-Ömer Hayyam