elif

elif
CENG
18 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Hiçbir parlak düşünce içine birtakım ahmaklıklar katılmadan piyasaya sürülemez. Kolektif düşünce ahmaklıktır, çünkü kolektiftir: İçindeki zekice tarafın büyük kısmını zorunlu bir vergi gibi feda etmeden kolektifin sınırlarını aşabilen yoktur.
Alıntı
Beğendiğim Benzetmeler
—Kurduğum bütün cümlelerin derinliklerinde, suyu içilmiş bardağın dibinde erimeden kalan bir toz gibi, bir hiç olarak varlığımı sürdürüyorum. —Sessiz gece, her şeyin en derinindeydi, Tanrı'nın mezarıydı (ruhun içi yanıyordu). | Sıkıntılı Bir Gecenin Senfonisi —Kendini her zaman vatandaşı saydığı yerde sürgün olarak bulmuş bir varlığım. —Kimsenin kazanamayacağı bir zaferi kutlarız, zaferden geriye bir tek biz kalmışızdır, silkelenmesi unutulmuş bir masa örtüsüne yapışmış bir ekmek kırıntısı gibi. —Tek bildiğim çektiğim sıkıntının şimdi varlığıma daha iyi oturduğu, insanın giysisinin bir yaraya sürtünmesinin kesilmesi gibi. —Sanki gün ışığı benim için kaldırılan bir tiyatro perdesi gibi. —Yaşamak bana, maddenin metafizik bir hatası gibi geliyor, eylemsizlikten kaynaklanan bir dalgınlık.
1000Kitap
Bir günbatımının acı verdiğini ya da dingin denizin (gökyüzünün onda olmayan maviliği) güler yüzlü (kendi dışında yer alan güneş sayesinde) olduğunu söylemek belki yanlıştır. Karşımda oyun oynayan şu çocuk, hücrelerin entelektüel boyutta yığışmasıdır - daha doğrusu, atom altı hareketlerle ilgili belli çarklardan oluşan bir kümedir, milyonlarca minyatür güneş sisteminden oluşan, elektrikli, tuhaf bir yığışımdır. Her şey dışarıdan gelir; belki insan ruhu da, bir gübre yığınından başka bir şey olmayan bedenimizi topraktan ayıran, parlayan bir güneş ışığıdır sadece.
Alıntı
Romantizmin bütün kötülüğü, bize gerekli olan şey ile arzuladığımız şeyi birbirine karıştırmasıdır. İhtiyaç duyduğumuz şeyleri istememiz insancadır, yalnızca gerekli olan değil arzulanır bulduğumuz şeyleri istemek de insancadır. Hastalıklı olan, gerekli olan ile arzulanır olanı aynı şiddetle istemek, kusursuzluk özlemi yüzünden, ekmeksiz kalmış gibi acı çekmektir. Romantizm hastalığı budur işte: sanki sahip olmanın bir yolu varmış gibi Ay'a göz dikmek. "Para yoksa ekmek de yok." Politikanın alt kademelerinde de, içimizdeki en derin yerde de — aynı hastalık.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Alıntı
Daha fazla sıkıntı doğurmaktan başka derdi olmayan bir sıkıntı; bugün çektiğiniz acının acısını yarın çekeceğinizi şimdiden size muştulayan acı — ne büyük bir açmaz bu, hem yararsız, hem bir o kadar sahte ,ne büyük bir açmaz...