Çocuklar karanlıktan korkar,cümlesini yıkanlar genellikle sokak çocukları olurdu çünkü onlar karanlıkta büyürlerdi ve çocuk olmaktan aslında büyüdüklerinde değil,o sokaklara düştüklerinde vazgeçerlerdi.
(spoiler uyarısı)
Mükemmeldi! Bunu okumanız lazım. Tabi ki belli bir yaş sınırı içerisinde. Açıkcası yaş sınırı koymam yanlış olur fakat bana sorarsanız 14 yaş ve üzerinin okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kitabın içinde geçen travmalar küçük okurları etkileyebilir diye düşünüyorum. Fakat tabi ki sizin seçiminiz.
İlk kitapta hiçbir şekilde Bartu'dan haz etmeyen ben bu kitapta aynı Helin gibi Bartuyu '' BUROCUĞUM'' olarak görmeye başladım. Özellikle de Helin'in yaptıklarını öğrenmesine rağmen onu anlayışla karşılayıp kardeşi olarak kabul etmesi ...Mükemmel bir bölümdü kesinlikle.
Lal... Aslına bakarsak Lal'e karşı farklı düşünceler besliyorum. Henüz bende çözemesemde galiba seviyorum onu. Kitap boyunca her ne kadar sevemesemde,ona çokta bir iyi niyet besleyemesemde kitabın sonlarına doğru bir yerlerde Helin gitmek istediğini söylediği yerde Lal'in '' Gitme,sana alıştım.'' dediği bölümde duygulandığımı itiraf etmem gerekiyor
Mutluga Prens... Her haliyle asla kin besleyemeyeceğim tek karakter olabilir kesinlikle. Girdiği her heri neşelendiren ama gerektiği yerde de ciddiyetini koruyabilen bir karakter. İlk kitaptan beri çok seviyorum, hiçbir hareketini yanlış görmüyorum. Her kitapta bir tane Mutluga Sarcios gerektiğini düşünüyorum ama Aslı'nın kaleminden olandan.
Işık... Bizim gün ışığımız. Çok büyük acılar çekti. En büyük hayalin aşık olduğu adan yüzünden ellerinden kayıp gitti. Koza yüzünden ya,Koza? Neyse Işık'ğa dönelim. Aslında Helin yüzünden başına gelen o kadar çok şey olmasına rağmen onu affetti ve zaten gönlümde taht sahibi olan kızımız benim kalbimdeki mertebesini daha fazla yükseltti. Çok seviyorum bu kızı çok.
Koza... Anlatmaya ne kadar gerek var bilmiyorum ama sevmiyorum ben bu karakteri ya .Tamam birkaç bölümde gözüme girdi ama ne