Fakat inan bana, seni kimse o kız kadar, yani benim kadar, olduğum ve senin için hep öyle kalan ben kadar köle gibi ve bir köpeğin sadakatiyle kendini adayarak sevmedi, çünkü yeryüzünde hiçbir şey kuytuluklardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz; çünkü bu sevgi, yetişkin bir kadının tutkulu ve bilinçaltında hep talep eden aşkının hiçbir zaman olamayacağı kadar umarsız, kendini karşısındakine hizmet etmeye adayan, boyun eğen, hep pusuda yatan ve tutkuyla yoğrulmuş bir sevgidir.
Beni üzüntüden tir tir titreten herkesin geceleri aniden urpererek uyanmasını istemiyorum.
Canımı yakan herkesin can evinden vurulmasını, cayır cayır yanmasını hiç istemiyorum.
Gözlerimin boşluğa dalıp gitmesine sebep olan herkesin; baktığı her yeri bomboş bulmasını istemiyorum.
Heveslerimi kursağımda bırakanlar; kursagindan geçirecek lokma bulamasın da demiyor istemiyorum.
Gül bahçesi vadedip çiçeklerimin üzerine kezzap döken herkesin bahçesinde ot bile yeşermesin, onlara bahar hiç gelmesin de demiyor ve istemiyorum.
Önüme binbir maniler koyanlara ah etmiyorum, ayakları tasa bile takılsa benden bilmelerini asla istemiyorum.
Geceleri uykumu kaçıran dertlere kimler sebep olduysa aynılarını yaşasınlar per perişan olsunlar da istemiyorum.
Peki ne istiyorum?
Ben sadece herkesin, dünyaya bir daha gelme ihtimalleri olmayan akla gelebilecek herkesin, ebedi saadetini istiyorum.