Sule

Yalnızlıkta kalp sesi aşikâr olurdu. Malayani topluluklarda nefsin sesi baskın olurdu. Herkes başkasının nefsinin konuşmasına kuvvet verirdi.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Şeytan cehenneme insan götürmek için bu denli çalışıyorsa, ben de Rabbime gitmek için ondan bin defa fazla çalışmalıyım.” diye azm ü ceht ettim. “Şeytan kaybettiği binbir esma ile hiçlik âlemleri için bu denli uğraşıyorsa, ben de binbir esmaya tutunarak ondan bin defa daha fazla say u gayret göstermeliyim.”
Sayfa 101·Kitabı okudu
Din
Mide kalp kapısıydı. Kalp kapısı midenin yol verdiği kadar açılırdı. Dolu mide kalp duvarı, nefis dostuydu.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Din
Nefis taamla beslenirdi. İnsan yedikçe nefsini severdi. Nefsin kalbi, mideydi. Orası çalıştıkça nefse sevgi hasıl olurdu. İnsan midesi kadardı. Manevi yolun en büyük aşaması midedeydi. Mide dünya bağı idi. O bağ güçlendikçe nefis dünyaya saldırırdı. Az yemek ve tek çeşit yemek Allah Resulünün sünnetiydi. Mide, nefsin zevklerini açmada en büyük merkezdi. İnsanın zevk noktaları bağırsakla bağlanmıştı. İnsanda hayvani kısımları açan taamdı. İnsan yediğine benzerdi. Bunun için Rabbimiz bazı yiyecekleri haram kılmıştı. Mide bir kapıydı. Her lokma ya açandı ya kapatan.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Din
Gündüz akılsa akşam, kalpti. Gündüz göz ise akşam, aşktı. Gündüz ceset ise akşam, onun ruhuydu. Gece ile demlenmeyen kulluk, secdelere akmayan gece, kulun ellerinden tutmazdı.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Din