ElvanÇ.

6/10
·200 syf.··
2025 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 16:52
Kitabı okurken kendi ilk bisikletimi hatırlayıp durdum. Pembe küçük ve üç tekerleği vardı. Nedense iki tekerlekle sürmem bekleniyordu. Üç tekerle sürmem bebeksi ve kapasitesiz görülüyordu. 5 yaşındaydım. Bir sabah cesaretle o tekerlekleri çıkarması için abimden ricada bulundum. Yaparım gibime geliyordu, ne kadar zor olabilir. Zordu yapamamış ve müthiş bir hüsranla ağlayarak eve koşmuştum. Ağlamak ve yakınmak istiyordum. Nedense bu duygum karşılık görmüyordu. “Mızmızlanan küçük kız”dım, denesem yapabilirdim, ağlayacağıma daha çok uğraşmalıydım. Böyle cümleler çınlıyor kulağımda. Birinin bunu öğretmesi gerekmiyor muydu? Yaşamda her şey böyle el yordamıyla mı öğrenilecekti yalnız başıma? Bir noktada annem abime yetersizliğimin manifestosunu verir gibi “tamam bırak yapamaz zaten o git tak şunun ek tekerleklerini” diye emir verdi. Benden ümidi kesmişti. Blöfse de sağlam bir blöftü. Ağlayarak abimin peşinden bahçeye koştum ve takmaması için yalvardım. Yapamadığımı kabul etmemesine ihtiyacım vardı. Aynı gün öğlene doğru sürmeyi öğrendim. Ama yalnızca sağa doğru dönebildiğimi her sola dönüşümde düştüğümü hatırlıyorum. Yine de ıslak ve neşeli gözlerimle bunun haberini anneme vermekten çekinmemiştim.
Gerçeklikle MüzakereErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202535 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yirmi iki sene sonra bakınca şu coşkusuyla be kadar savunmasız ve masum gözüküyor gözüme
Sayfa 148·Kitabı okudu

ElvanÇ.

, bir kitap okudu
5/10
·205 syf.·
9 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Mario Benedetti
7.9/10 · 294 okunma
Tereddüt bir vicdan muhasebesi değildir de nedir?
Sayfa 115·Kitabı okudu
Bu konuda Isabel'in annesini hiç affetmeyeceğim. Sevgililik dönemimizde üstümüze yama gibi yapışır, bizi o kadar yakından, o kadar sıkı sıkı izlerdi ki masumiyetimizin doruğunda bile olsak ne kadar günahkâr düşünce varsa hepsini aklımıza zorla getirirdi. Yanımızda olmadığında bile -pek nadiren olurdu bu-kendimizi yalnız hissetmezdik; şalını boynuna dolamış bir hayaletin bütün hareketlerimizi bir bir kayda aldığından emindik. Bir ihtimal öpüşecek olsak öyle gerilirdik, oturma odasının belli başlı noktalarının birinden pat diye karşımıza çıkıverecek diye öyle tetikte olurduk ki öpüşmemiz her zaman anlık bir temastan ibaret olur, içinde çok az cinsellik, ondan daha da az şefkat barındırır, buna karşılık korku, kısa devre, sinir bozukluğu gibi duygular uyandırırdı
Sayfa 73·Kitabı okudu