Elvan Duman

- Mesela Atatürk için anlatılan bir hikaye var bilmem bilir misin? - Hangisi? - Atatürk, bir gün adamsızlıktan şikayet ediyormuş. Dinleyenlerden kamil bir insan: "Paşam" demiş, "ben İttihat ve Terakki devrinde bu sözleri Sadrazam Talat Paşa'dan da, Harbiye Nazırı Enver Paşa'dan da çok dinledim. Onlar da adamsızlıktan şikayet ederlerdi. Ama o zaman siz vardınız. Vardınız ama, size imkan vermiyorlardı. Şimdi de kim bilir ne kadar insanlar vardır ki, imkan arıyorlardır..."
Sayfa 186·Kitabı okudu
Reklam
Bir öğrenciye bir defa aşağılık duygusu yerleşti mi, o öğrenci karşısında öğretim ve öğretmen yenilmiş demektir .
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
… Mesela kızım hakikaten zeybek oyununu bilseydi… Büyük kızım sandalye ile avize kırar gibi besteleri harap etmeseydi… - Yine aynı mesele... dedi. Daha doğrusu hep aynı mesele! Aziz dostum, siz şifa kabul etmez bir gayrimemnunsunuz... Bu işlerde bilmek ikinci derecede kalır. Yapmak vardır, sadece yapmak... Sonra kendi kendine konuşur gibi ilâve etti: - Bilgi bizi geciktirir. Zaten ne sonu, ne de gayesi vardır. Mesele yapmak ve yaratmaktadır. Bilselerdi, bilselerdi... Fakat bilselerdi bunu yapamazlardı. Bu heyecana, bu icada, bu kendiliğinden bulmağa erişemezlerdi. Bilgileri buna mâni olurdu. Kızınız bu geceyi yarattı. Ne ile? Yaratma kabiliyetiyle... Çünkü yaratmak, yaşamanın ta kendisidir. Biz yaşayan, yaşamayı tercih eden insanlarız. Siz istediğiniz kadar somurtun!
Sayfa 347·Kitabı okudu
-İçlerinden tecrübelileri seçsek.. Meselâ muayyen bir meslekte az çok çalışmış olanları... -Asla... Siz tecrübe kelimesinin hakiki mânasını bilmiyorsunuz. Tecrübe sahibi demek, yıpratılmış olmak, muayyen hudutta ve muayyen fikirlerde donmuş olmak demektir. Bu cins insanlardan bize hiçbir zaman hayır gelmez. Başka çare yoktu, tecrübesizleri seçecektik. -O hâlde, dedim, tecrübesizleri seçelim.
Sayfa 320 - Dergah·Kitabı okudu
Alıntı
Hakikati görmüşsün ne çıkar? Kendi başına hiçbir mânası ve kıymeti olmayan bir yığın hüküm vermekten başka neye yarar? İstediğin kadar uzatabileceğin bir eksikler ve ihtiyaçlar listesinden başka ne yapabilirsin? Bir şey değiştirir mi bu? Bilâkis yolundan alıkor seni. Kötümser olursun, apışır kalırsın, ezilirsin. Hakikatı olduğu gibi görmek… Yani bozguncu olmak… Evet bozgunculuk denen şey budur, bundan doğar.
Sayfa 225 - Dergah·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam