Gençlik yıllarında edinme şansı buldukları tüm bilgiler ileriki yaşamlarında yapmak zorunda oldukları bazı işlere ilişkin bilgilerle sınırlıdır; akılla desteklenmeyen her iş monoton ve sıkıcıdır. Böylesine yetersiz bir donanıma sahip olduklarından, kadınlar makyajlı bir yüz gibi, ancak kalabalık içinde ışıldarlar; evlerine döndüklerindeyse çeşitlilik ararlar. Sonuç ortadadır: Yapay zihinleri ve yüzleriyle sürekli olarak sefahat ortamlarında boy gösterirler, çünkü yalnızlıktan korkanlar, yalnızlıkla birlikte ev yaşamından da kaçarlar; eğlenecek ya da uğraşacak hiçbir şey bulamadıklarında kendi değersizlikleriyle yüzleşmek zorunda kalırlar.
Kadınları özgür bırakın, kısa zamanda bilge ve erdemli olacaklardır. Erkekler için de aynı şey geçerlidir, çünkü iyileşme iki taraflı olmalıdır; aksi takdirde insanlığın tabi kılınan yarısı kendilerini ezenlere zarar verir: Erkeğin erdemi, ayaklarının altında tuttuğu böceklerce kemirilecektir.
Kadınların anlayış güçleri geliştirilmedikçe, kadınlar kendi kendilerini yönetecek o güçlü kişiliğe sahip olmadıkça, çocuklarının mizacının geliştirilmesinde son derece önemli olan akla asla sahip olamayacaktır.